9. Hukuk Dairesi 2011/41489 E. , 2013/28930 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı ve karşı davalı, cezai şart alacağının, davalı ve karşı davacı ise; kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, asıl davanın kabul edilmesine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı ve karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendik…
**9. Hukuk Dairesi 2011/41489 E. , 2013/28930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı ve karşı davalı, cezai şart alacağının, davalı ve karşı davacı ise; kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, asıl davanın kabul edilmesine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı ve karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacı şirkette ihracat bölümünde müşteri temsilci olarak çalışmakta iken iş yerinden istifa ederek ayrılan davalının, işe başladığı tarihte davacı ile rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmede davalının her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl boyunca Ege ve ... Bölgelerinde ambalaj sektöründe kendi namına iş kurmamayı, rakip bir firmada çalışmamayı, rakip firmalarda ortak olmamayı kabul ve taahhüt ettiğini, ancak, davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirket gibi ambalaj sektöründe çalışmakta olan bir işyerinde çalışmaya başladığı ve halen bu çalışmasına devam ettiğini ileri sürerek sözleşmeye dayanan 12.000 ABD Doları tutarındaki cezai şart alacağını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, davalının, davacı işyerinden 2006 yılı Mart ayında işten ayrıldığını, fesihten sonra bir başka şirkette işçi sıfatı ile çalıştığını, davalının herhangi bir müşteri listesi üzerine çalışmadığını, internet ortamından potansiyel müşterileri tarayarak bağlantıları kendisinin kurduğunu, davalının davacı şirketle olan iş aktini haklı nedenlerle feshettiğini, davacı ile davalı arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nun 349. maddesine aykırılığı nedeni ile hükümsüz olduğunu, davacı şirketin dava açmakta korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunmadığını, davalının davacı işyerindeki pozisyonunun müşteri çevresine veya iş sırlarına nüfuz etmesine neden olacak bir pozisyon olmadığını, işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davacının davasının reddini talep etmiş, karşı dava ile ve davacı şirketten kıdem tazminatı alacağını istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının istifası sonrasında, 31/05/2006 tarihinde ... Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş.'nde çalışmaya başladığı, 01/06/2007 tarihinde bu şirket faaliyetine son verdiğinden ... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. 'nde çalışmaya başladığı, dava dosyasında bulunan belgelerden bu iki şirketin de davacı şirket ile benzer şekilde ambalaj sektöründe faaliyette bulundukları, rekabet yasağı sözleşmesinde davacı işverenin rekabet yasağı sınırını bölgesel olarak açık bir şekilde belirlediği, davacı şirketin müşteri yapısının sözleşmede sınırlama getirdiği bölgeleri kapsadığı, davacı şirket ile davalının çalıştığı dava dışı şirketin ürettikleri ürünlerin birbirinden çok farklı olduğu, hedef kitlelerinin de farklı olduğu yönündeki davalı savunmasının doğru olmadığının anlaşıldığı, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı şekilde sözleşmede belirtilen bölgeler dahilinde ve davacı şirket ile aynı sektörde üretim yapan ve birbirine benzer ürünlere ve aynı müşterilere sahip olan başka bir şirkete çalışmaya başlaması nedeniyle sözleşmede belirtilen cezai şartı ödemesi gerektiği gerekçesi ile davalının kıdem tazminatı talebi ile açtığı karşı davanın işlemden kaldırılarak süresinde yenilenmemesi nedeni ile HUMK'nun 409/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına ve davacı şirketin davasının kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 29/06/1960 gün, 1960/13 ve 1960/15 sayılı kararında; İş Mahkemelerinin işçi sayılan kimselerle (Kanun'un değiştirilen 2. maddesinin C, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında "iş aktinden doğan" veya "İş Kanunu'na dayanan" her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların İş Mahkemeleri'nde çözümleneceği açıklanmıştır. Rekabet etmeme borcu, işçinin öteki borçları için her iş sözleşmesi için söz konusu olan borçlardan değildir. İş aktinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan ve iş aktinde açıkça kararlaştırılmasa bile geçerli olan bir yükümlülüktür. İş akti devam ederken işçinin rekabet sayılacak davranışları "doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış" niteliğinde olup İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamına giren işverenin haklı fesih nedenlerindendir. Bu tür davranışlardan kaynaklanan davalara bakmaya görevli mahkeme, İş Mahkemesidir. Buna karşılık, taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekebet etmeyeceğine ilişkin bir hükmü sözleşmeye koyabilir veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapabilirler. İş akti sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcu ancak böyle bir yükümlülük sözleşme ile kararlaştırılmışsa söz konusu olur. İşverenle işçi arasındaki iş aktinin sona ermesinden sonraki dönemde işçinin rekabet etmeme borcuna aykırılık teşkil eden davranışlarına ilişkin uyşmazlıklar 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-3 maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığından Ticaret Mahkemeleri'nde çözümlenmesi gereken davalardır. Açıklanan bu hususlar Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/11-781 Esas, 2012/109 Karar sayılı, 29/02/2012 günlü, 2012/9-854 Esas, 2013/292 Karar sayılı ve 27/2/2013 günlü kararlarında da belirtilmektedir. Somut olayda, davacının rekabet yasağını ihlal ettiği ileri sürülen diğer bir şirkette çalışması şeklinde gerçekleşen davranışının, davacı şirket ile davalı işçi arasındaki iş aktinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-3 maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı, mutlak ticari davaların görülme yerinin Ticaret Mahkemeleri olduğu gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının hükme bağlanması hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.