Başvuru, olumsuz sicil notu verilmesi işleminin iptali sonrası açılan tam yargı davasında hukuka aykırı karar verilmesi ve makul sürede yargılama yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.
Başvuru, olumsuz sicil notu verilmesi işleminin iptali sonrası açılan tam yargı davasında hukuka aykırı karar verilmesi ve makul sürede yargılama yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ana sınıfı öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Başvurucunun 2004 yılı sicil notu orta olarak düzenlenmiştir. Söz konusu işlemin iptali istemiyle başlatılan yargı süreci başvurucunun lehine sonuçlanmış ve işlem iptal edilmiştir. Başvurucu, orta sicil notu verilmesi işleminin iptali üzerine hukuka aykırı işlem nedeniyle görevde yükselme sınavlarına giremediğini ve olası maaş artışından yararlanamadığını, ayrıca manevi açıdan yıprandığını belirterek 15/12/2008 tarihinde tam yargı davası açmıştır. Denizli İdare Mahkemesi (Mahkeme) 11/6/2009 tarihli kararıyla başvurucunun görevde yükselme sınavlarına alınmamasının nedeninin iptal edilene dek hukuka uygunluk karinesinden yararlanan orta sicil notu verilmesi işlemi olduğunu belirtmiştir. Başvurucunun talep ettiği maddi tazminat miktarının muhtemel zarara ilişkin olduğunu tespit eden Mahkeme, başvurucunun görevde yükselme sınavlarını kazanıp kazanamayacağı hususu belirsiz olduğundan ortada doğmuş ve tazmini gereken bir maddi zarar olmadığına vurgu yapmıştır. Mahkeme ayrıca iptal edilen işlemin kişinin manevi dünyasında bir eksilme yaratacak niteliği haiz olmadığını ve manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediğini belirtmiştir. Sonuç olarak Mahkeme, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar vermiştir. Söz konusu karar, Danıştay İkinci Dairesinin 26/2/2013 tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 10/6/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.