Ulus Tarihi Kent Merkezinde tarihi ve kültürel değerlerin ortaya çıkartılarak korunması ile turizm hizmetine sunulmasına ilişkin ATAK Komisyonu Raporu oylanarak oybirliğiyle kabul edildi.
T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 1303 13.09.2023 K A R A R Ulus Tarihi Kent Merkezinde tarihi ve kültürel değerlerin ortaya çıkartılarak korunması ile turizm hizmetine sunulmasına ilişkin ATAK Komisyonunun 25.08.2023 tarihli ve 08 sayılı raporu Büyükşehir Belediye Meclisimizin 13.09.2023 tarihli toplantısında okundu. Konu üzerinde yapılan görüşmelerden sonra; Bahse konu önerge doğrultusunda ve Ulus Tarihi Kent Merkezi özelinde inceleme yapmak ve çözüme ulaşmak için oldukça girift ve kapsamlı bir çalışmayı zorunlu kılmakta olup, belki de derinlikli bir makale çalışmasını gerektirmektedir. Buna rağmen, önergenin özünden uzaklaşmadan bütüncül bir anlayışla konuyu irdelemek ve akabinde çözüm önerilerimizi belirtmek gerekiyor. Öncelikle kentleşmeden başlayalım. Kentleşme, mekân olarak kentleri ve özne olarak bireyleri/toplumları etkileyen ve onlardan etkilenen bir süreçtir. Bu süreçte kentlerin konut alanları, ticari mekânları, açık ve kapalı kamusal mekânları değişikliğe uğramış, bu değişiklikten toplumların üretim ve tüketim biçimleri, yaşam tarzları ve kültürel pratikleri doğrudan etkilenmiştir. Özellikle büyük kentlerde, kentleşmenin ilk yıllarından başlayarak günümüze kadar en büyük değişikliklerin gözlendiği mekânlar arasında, “tarihî kent merkezi”, “eski kent merkezi”, “tarihî kent içi alan” ya da “tarihî kentsel alan” gibi farklı şekillerde adlandırılan alanlar yer almaktadır. Kadim şehrimiz, Başkentimiz Ankara’mızın yukarıdaki tanımlara tekamül edeni Ulus Tarihi Kent Merkezimizdir. Ulus tarihi kent merkezimiz şehrimizin kuruluşundan günümüze kadar geçen köklü tarihinden bu güne gelen pek çok tarihî ve kültürel miras unsurunu barındırmakta olduğundan “kentsel sit alanı” statüsüne de girmektedir. Ayrıca tarihî kent merkezleri, doğal ve kültürel miras unsurlarını barındırmasının yanında kentli için ticari, toplumsal ve kültürel imgeleriyle bir kamusal alan işlevi de görmektedir. Ancak genç Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna ve gelişimine ev sahipliği ve şahitlik yapmış bu tarihi kentimiz en başta ülkemizin büyümesi, gelişmesi ve kalkınması sürecinde giderek kabına sığmadığından taşması nedeniyle dramatik bir şekilde önce devlet büyüklerini, başbakanları, bakanları özcümle sakinlerini, albenisini ve cazibesini, akabinde de ticari ve ekonomik işlevini yitirmiş durumdadır. Bu nedenle Kentsel yenileme ve yeniden canlandırma kavramlarının ortaya çıkışı kent mekânlarının fiziki, ekonomik ve toplumsal yönlerden işlev kaybına uğraması ve bu kaybın telafisi ile doğrudan ilgilidir. Dünya’da ve Türkiye'de görülen kentsel koruma uygulamaları; koruma, sağlıklaştırma, canlandırma - yeniden canlandırma, soylulaştırma ve kentsel yenileme gibi yaklaşımlarının tümünü içinde barındırabildiği gibi, bunlardan bir veya birkaçına karşılık gelecek uygulamaları da içerebilmektedir. Üst ölçekte kentsel koruma kavramı; kültürel ve tarihi değeri olan kentsel alan ve yapıların onarılarak korunması anlayışını ve uygulamalarını içerirken, sağlıklaştırma; eskimiş ve/veya altyapı yetersizliği olan dokunun küçük yatırımlarla iyileştirilmesi uygulamalarını içermektedir. Ancak bu yeterli değildir. Zira hiçbir mekânın, insansız ve kültürsüz korunamayacağı gerçeğinden hareketle, somut mirasların geçmişten gelen ve sessiz yapılardan ziyade dinamik alanlara dönüştürmek, bu alanları tek başına değil çevresindeki topluluk ve onların kültürleriyle bir bütünlük içinde korumakla mümkün olabilecektir. T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 1303 13.09.2023 -2- Bir başka ifade ile tarihi kent merkezlerindeki Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması sözleşmesinde belirtildiği üzere kültürel mirasın yanı sıra mirasın mekânını da koruma altına alınması hedeflenmelidir. Hal böyle olunca, örnek kentsel koruma örneği olarak değerlendirilebilecek İtalya’nın kimi kentlerinde uygulandığı üzere, bina restorasyonun ötesinde o binaları yaşatan topluluğu da koruyan, kent içindeki geleneksel üretim biçimlerini ve küçük esnafı korumayı amaçlayan sosyal ve kültürel bir canlanmanın hedeflenmesi de esas olmalıdır. Bu bağlamda, Ulus tarihi kent merkezinin karakter ve ruhunun tanımlanmasına yardımcı olabilecek, mensubiyet duygusunu oluşturma potansiyeli olan somut olmayan ögeler belirlenmeli ve işlenmelidir. (Örneğin, Türk-İslam Medeniyetinin insanlığa armağan ettiği Ahi Esnaf örgütlenmesinin Ankara’da mayalandığı ve uygulandığı, 4 Ekim 1919 tarihinde Namazgah Tepesinde Beynamlı Mustafa Efendinin verdiği hutbe sonucu kurulan gönüllü alayları ile Kurtuluş savaşının kıvılcımını çakması, Hacı Bayram-ı Velinin devlet millet hayatındaki etkileri gibi) Tarihi kent merkezimizde bulunan kutsal ya da sembolik toplanma alanları gbi kamusal Mekânlar taşıdıkları ya da temsil ettikleri kültürel, tarihî, dinî, toplumsal ve siyasal değerler nedeniyle, bir grup ya da toplum için, sembol hâline gelirler. Sembolik anlamlarıyla, kamusal mekânlar, bir toplumun ya da grubun süreklilik hissinin yaratılmasına katkıda bulunabilirler. Bu itibarla, Ankara’nın Tarihi ve Kültürünü Araştırma komisyonu olarak yukarıdaki bilgilerin ışığında önerilerimiz; 1. Ulus Tarihi Kent Merkezi sakinlerinin kent bilinci ve turizm konusunda doğrudan veya dolaylı olarak bilgilendirilip motive edilmeleri, 2. Kültür yolu etkinliklerinin desteklenerek kitlelerin tarihi kent merkezi hakkında bilgi sahibi olmaları, etkinliklere aktif katılımın sağlanması, 3. Tarihi mekânlarda düzenli olarak kültürel etkinlikler yapılmalı, tarihin bir kesiti canlandırılarak belleklere kazınmalı, 4. Yapılacak sosyo-kültürel etkinliklerde bölge esnafının desteğinin de sağlanması, Uygun mütalâa edilmektedir. Konunun önemine binaen gerekli girişimlerin yapılması hususunda Büyükşehir Belediyemiz Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı’nın yetkili kılınmasına ilişkin ATAK Komisyonu Raporu oylanarak oybirliği ile kabul edildi. Fatih ÜNAL Meclis 1. Başkan Vekili Emre ARSLANTAŞ Divan Katibi Naci BAYANLI Divan Katibi T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ ATAK Komisyonu Raporu Rapor No: 08 25.08.2023 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Ulus Tarihi Kent Merkezinde tarihi ve kültürel değerlerin ortaya çıkartılarak korunması ile turizm hizmetine sunulmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin 07.08.2023 tarih ve 42. gündem maddesi olarak komisyonumuza havale edilen dosya incelendi. Üye Recep TAŞ’ın verdiği önergede; Ulus Tarihi Kent Merkezinde tarihi ve kültürel değerlerin ortaya çıkartılarak korunması ile turizm hizmetine sunulması istenilmiştir. Komisyonumuzca yapılan incelemeler neticesinde; Bahse konu önerge doğrultusunda ve Ulus Tarihi Kent Merkezi özelinde inceleme yapmak ve çözüme ulaşmak için oldukça girift ve kapsamlı bir çalışmayı zorunlu kılmakta olup, belki de derinlikli bir makale çalışmasını gerektirmektedir. Buna rağmen, önergenin özünden uzaklaşmadan bütüncül bir anlayışla konuyu irdelemek ve akabinde çözüm önerilerimizi belirtmek gerekiyor. Öncelikle kentleşmeden başlayalım. Kentleşme, mekân olarak kentleri ve özne olarak bireyleri/toplumları etkileyen ve onlardan etkilenen bir süreçtir. Bu süreçte kentlerin konut alanları, ticari mekânları, açık ve kapalı kamusal mekânları değişikliğe uğramış, bu değişiklikten toplumların üretim ve tüketim biçimleri, yaşam tarzları ve kültürel pratikleri doğrudan etkilenmiştir. Özellikle büyük kentlerde, kentleşmenin ilk yıllarından başlayarak günümüze kadar en büyük değişikliklerin gözlendiği mekânlar arasında, “tarihî kent merkezi”, “eski kent merkezi”, “tarihî kent içi alan” ya da “tarihî kentsel alan” gibi farklı şekillerde adlandırılan alanlar yer almaktadır. Kadim şehrimiz, Başkentimiz Ankara’mızın yukarıdaki tanımlara tekamül edeni Ulus Tarihi Kent Merkezimizdir. Ulus tarihi kent merkezimiz şehrimizin kuruluşundan günümüze kadar geçen köklü tarihinden bu güne gelen pek çok tarihî ve kültürel miras unsurunu barındırmakta olduğundan “kentsel sit alanı” statüsüne de girmektedir. Ayrıca tarihî kent merkezleri, doğal ve kültürel miras unsurlarını barındırmasının yanında kentli için ticari, toplumsal ve kültürel imgeleriyle bir kamusal alan işlevi de görmektedir. Ancak genç Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna ve gelişimine ev sahipliği ve şahitlik yapmış bu tarihi kentimiz en başta ülkemizin büyümesi, gelişmesi ve kalkınması sürecinde giderek kabına sığmadığından taşması nedeniyle dramatik bir şekilde önce devlet büyüklerini, başbakanları, bakanları özcümle sakinlerini, albenisini ve cazibesini, akabinde de ticari ve ekonomik işlevini yitirmiş durumdadır. Bu nedenle Kentsel yenileme ve yeniden canlandırma kavramlarının ortaya çıkışı kent mekânlarının fiziki, ekonomik ve toplumsal yönlerden işlev kaybına uğraması ve bu kaybın telafisi ile doğrudan ilgilidir. Dünya’da ve Türkiye'de görülen kentsel koruma uygulamaları; koruma, sağlıklaştırma, canlandırma - yeniden canlandırma, soylulaştırma ve kentsel yenileme gibi yaklaşımlarının tümünü içinde barındırabildiği gibi, bunlardan bir veya birkaçına karşılık gelecek uygulamaları da içerebilmektedir. Üst ölçekte kentsel koruma kavramı; kültürel ve tarihi değeri olan kentsel alan ve yapıların onarılarak korunması anlayışını ve uygulamalarını içerirken, sağlıklaştırma; eskimiş ve/veya altyapı yetersizliği olan dokunun küçük yatırımlarla iyileştirilmesi uygulamalarını içermektedir. Ancak bu yeterli değildir. Zira hiçbir mekânın, insansız ve kültürsüz korunamayacağı gerçeğinden hareketle, somut mirasların geçmişten gelen ve sessiz yapılardan ziyade dinamik alanlara dönüştürmek, bu alanları tek başına değil çevresindeki topluluk ve onların kültürleriyle bir bütünlük içinde korumakla mümkün olabilecektir. T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ ATAK Komisyonu Raporu Rapor No: 08 25.08.2023 -2- Bir başka ifade ile tarihi kent merkezlerindeki Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması sözleşmesinde belirtildiği üzere kültürel mirasın yanı sıra mirasın mekânını da koruma altına alınması hedeflenmelidir. Hal böyle olunca, örnek kentsel koruma örneği olarak değerlendirilebilecek İtalya’nın kimi kentlerinde uygulandığı üzere, bina restorasyonun ötesinde o binaları yaşatan topluluğu da koruyan, kent içindeki geleneksel üretim biçimlerini ve küçük esnafı korumayı amaçlayan sosyal ve kültürel bir canlanmanın hedeflenmesi de esas olmalıdır. Bu bağlamda, Ulus tarihi kent merkezinin karakter ve ruhunun tanımlanmasına yardımcı olabilecek, mensubiyet duygusunu oluşturma potansiyeli olan somut olmayan ögeler belirlenmeli ve işlenmelidir. (Örneğin, Türk-İslam Medeniyetinin insanlığa armağan ettiği Ahi Esnaf örgütlenmesinin Ankara’da mayalandığı ve uygulandığı, 4 Ekim 1919 tarihinde Namazgah Tepesinde Beynamlı Mustafa Efendinin verdiği hutbe sonucu kurulan gönüllü alayları ile Kurtuluş savaşının kıvılcımını çakması, Hacı Bayram-ı Velinin devlet millet hayatındaki etkileri gibi) Tarihi kent merkezimizde bulunan kutsal ya da sembolik toplanma alanları gbi kamusal Mekânlar taşıdıkları ya da temsil ettikleri kültürel, tarihî, dinî, toplumsal ve siyasal değerler nedeniyle, bir grup ya da toplum için, sembol hâline gelirler. Sembolik anlamlarıyla, kamusal mekânlar, bir toplumun ya da grubun süreklilik hissinin yaratılmasına katkıda bulunabilirler. Bu itibarla, Ankara’nın Tarihi ve Kültürünü Araştırma komisyonu olarak yukarıdaki bilgilerin ışığında önerilerimiz; 1. Ulus Tarihi Kent Merkezi sakinlerinin kent bilinci ve turizm konusunda doğrudan veya dolaylı olarak bilgilendirilip motive edilmeleri, 2. Kültür yolu etkinliklerinin desteklenerek kitlelerin tarihi kent merkezi hakkında bilgi sahibi olmaları, etkinliklere aktif katılımın sağlanması, 3. Tarihi mekânlarda düzenli olarak kültürel etkinlikler yapılmalı, tarihin bir kesiti canlandırılarak belleklere kazınmalı, 4. Yapılacak sosyo-kültürel etkinliklerde bölge esnafının desteğinin de sağlanması, Uygun mütalâa edilmektedir. Konunun önemine binaen gerekli girişimlerin yapılması hususunda Büyükşehir Belediyemiz Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı’nın yetkili kılınması komisyonumuzca uygun görülmüştür. Raporumuz Büyükşehir Belediye Meclisinin Onayına arz olunur. Recep TAŞ Komisyon Başkanı Hande SEVİNDİK Başkan Vekili Murat KÖSE Üye Yasemin ÇELİK Üye Duhan KALKAN Üye Ümit ALTUNTAŞ Üye Lale BEKTAŞ Üye Ali TURĞUT Üye Ali UYKUN Üye