11. Ceza Dairesi 2021/1821 E. , 2023/9009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1100 E. 2015/850 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind
**11. Ceza Dairesi 2021/1821 E. , 2023/9009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1100 E. 2015/850 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2013/1100 Esas, 2015/850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın ca tanzim olunan 12.01.2021 tarihli 2016/116522 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'in, sanık ...'den 20.000,00 TL karşılığında temizlik maddesi satın aldığı, karşılığında da 10 adet 2.000,00 TL'lik senet verdiği, katılanın bir müddet sonra temizlik malzemelerinin sahte olduğunu belirterek sanığa temizlik malzemelerini geri verdiği ve senetleri de geri istediği, sanık tarafından katılana senetlerden 9 tanesinin iade edildiği, son senedin ise kaybolduğu belirtilerek katılana verilmediği, daha sonra sanık tarafından 10.01.2012 ödeme tarihli 248502 seri nolu 2.000,00 TL bedelli bononun katılanın rızası dışında bedelinin 22.000,00 TL olarak değiştirilerek icra takibi yapıldığı bu şekilde atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın, katılanın borcuna karşılık olarak suça konu senedin düzenlendiğini, satmış olduğu malların iade edilmediğini, katılanın huzurunda kendi kalemi ile düzenlediğini, ... isimli kamyon şoförünün de bu olaya şahit olduğunu belirtmiş olduğu görülmüştür. 3. Tanık K. Ç. Beyanında ... ile ... arasında temizlik malzemeleri sebebiyle bir ticaret yapıldığını, ... tarafından sanık ...'e 2.000,00 TL'lik 10 adet senet verdiğini, söz konusu senetleri kendisinin doldurduğunu belirtmiş olduğu anlaşılmıştır. 4. Yapılan yargılama neticesinde mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688 inci maddesinin altıncı ve 689 uncu maddesinin dördüncü fıkraları ile yürürlükteki: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ve 777 nci maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun bu kararında belirtildiği üzere, düzenleme (tanzim) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde örneği bulunan suça konu bonoda düzenleme yerinin Sarp Sınır Kapısı olup idari bir birim olması nedeniyle ve 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2013/1100 Esas, 2015/850 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.