10. Hukuk Dairesi 2024/2046 E. , 2024/1658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/490 E., 2023/1696 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi SAYISI : 2020/118 E., 2021/823 K. Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle tahsili,bunlar olmadığı takdirde 6111 sayılı
**10. Hukuk Dairesi 2024/2046 E. , 2024/1658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/490 E., 2023/1696 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi SAYISI : 2020/118 E., 2021/823 K. Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle tahsili,bunlar olmadığı takdirde 6111 sayılı yasa kapsamında ödediği primlerin iadesi istemine ilişkin davaya ilişkin ilk derece mahkemesince verilen karar Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak yeniden kurulan hükmün bozulması üzerine bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Tarım Bağ-Kur primlerini düzenli ödediği ve sigortalılık şartlarını haiz olduğu iddiasıyla terditli olarak, davalı Kurumun 23.08.2017 tarihli işleminin iptali ile Tarım Bağ-Kur hizmet süresinin ve ödediği primlerin tespitine veya bu mümkün olmadığı takdirde primlerin ödeme tarihinden en yüksek mevduat faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının davalı Kurum, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 nci maddesi ve 02.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinde öngörülen başvurular için altı aylık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi içinde tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık ödeme süresinin ön görüldüğü, bu hakkın kullanılması için belli sürelerin ön görüldüğünü, davacının 2003 yılında çıkarılan bu Kanun'un sağladığı kolaylığa rağmen kanundan yararlanma yoluna gitmediği, geçmişe dönük çeşitli defa yasal düzenlemeler yapıldığı, kanunda verilen sürelerde davacı müracaat etmediği, geçmişe dönük tescil hakkını kaybettiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2020/118 Esas, 2021/823 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile davalı Kurumun 23.08.2017 tarihli ve 85513264-203.99-E.4415191 sayılı davacının talebinin reddine dair işlemin iptaline, davacının Ziraat Odası kaydı nedeniyle 12.06.2003 - 04.07.2011 dönemi itibariyle Bağkur sigortalısı olduğunun ve bu dönem için oluşturulan prim borcunun 6111 sayılı Kanun'dan yararlanarak toplam 12.000 TL ödenmek suretiyle ihya edildiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve E.2022/429 K. 2022/336 sayılı kararıyla; "...davacının 2926 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde, 01.10.1998 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığın şartlarını taşıdığı, bu nedenle davacının 23.05.2011 tarihli başvurusuna istinaden Kurumca tevkifata istinaden tescilinin yapıldığı ve tevkifat olmaması nedeni ile başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun uyarınca başvuru tarihi itibari ile ziraat odası kaydına göre yapılan tescilin yerinde olduğu, yapılandırmadan yararlanarak geçmişe yönelik sigortalılık şartlarının taşınmadığı dönem yönünden sigortalılık hakkı kazanmayacağı anlaşılmıştır...." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının 23.07.2017 tarihli kurum işleminin iptali istemine ilişkin talebinin reddine, 6111 sayılı Kanun'dan faydalanarak ödediği toplam 12.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 05.10.2022 tarihli ve 2022/9988 E. 2022/11890 K. sayılı ilamında, "... Mahkemece;öncelikle davacının beyanı alınmak suretiyle davaya konu edilen hizmet süresi ve ödenmesi gereken prim tutarından neyin amaçlandığının açıklattırılıp sonucuna göre inceleme yapılmalı, diğer taraftan dava dilekçesinde 23.08.2017 tarihli Kurum işleminin iptalinin talep edildiği dikkate alındığında, mahkemece de gerekçeli kararın hüküm fıkrasında söz konusu işlemin iptaline karar verilerek hüküm tesis edilmişse de,esasen söz konusu yazı içeriğinin tahsis talebinin reddine ilişkin olduğu,eldeki davada buna ilişkin bir talebin ileri sürülmediği de görülmekle bu husus üzerinde de durulmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık tam olarak tespit edilmeli, sonucuna göre deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmesi yoluna gidilmelidir. ...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. V.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararıyla; "... Dosya kapsamından, davacının 27.05.2011 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçe ile ibraz ettiği 18.09.1998 tarihli tevkifata istinaden 01.10.1998 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 19 kodu ile sigortalılığın aynı tarih itibariyle durdurulduğu, daha sonra 27.05.2011 tarihli başvuru ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17 nci maddesi kapsamında ihya işlemi ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma işleminin tesis edildiği, primlerin ... tarafından tahsil olunduğu, ancak 17.08.2017 tarihli dilekçe üzerine yapılan işlemle sigortalılık şartları taşımadığı gerekçesiyle sigortalılığın ... tarafından yeniden değerlendirildiği, 01.06.1998 - 31.12.1998 tarihleri arasında ve 23.05.2011 tarihinden itibaren devam edecek şekilde sigortalılığın kabul edildiği, Ziraat Odası kaydının 12.06.2003 tarihinde başladığı ve devam ettiği, 27.05.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında 12.06.2003- 23.05.2011 arası prim borçlarının yapılandırıldığı, 2011 yılında toplam 12.000,00 TL prim ödemesinin davacı tarafından yapıldığı, yapılan ödemenin süresinde ve usule uygun olduğu, ... Başkanlığı Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 28.09.2023 tarihli yazısında, davacıya 12.06.2003 - 23.05.2011 tarihleri arası yani 7 yıl 11 ay 11 gün (2861 gün) hizmet verilmesi halinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında (SSK'dan) emekliliğe hak kazanacağı açıklamasının yapıldığı anlaşılmakla, davacının Kuruma yaptığı 17.08.2017 tarihli başvurusu itibariyle emeklilik şartlarının bulunduğu değerlendirilmiştir. Netice itibariyle dosya kapsamı ve tüm bu yasal mevzuat doğrultusunda davanın kabulüne, Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 23.08.2017 tarihli işleminin iptaline, tahsise ilişkin davacının 17.08.2017 tarihli talebini takip eden ayın başından, yani 01.09.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş, ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... Başkanlığı'nın 85513264-203.99-E.4415191 sayılı ve 23.08.2017 tarihli işleminin iptaline, davacının 12.06.2003 - 23.05.2011 tarihleri arası 7 yıl 11 ay 11 gün (2861 gün) süreyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Kuruma yapılan 17.08.2017 tarihli tahsis talebini takip eden 01.09.2017 günü itibariyle davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti ,yaşlılık aylığı bağlanması, aksi Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faiziyle tahsili bunlar olmadığı takdirde 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlerin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 5, 6, 7, 9 uncu maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ıncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 inci maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 nci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür. 02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. 2) Dosya kapsamı incelendiğinde, bozma sonrasında davacı asilin alınan beyanına göre dava ile talebinin tahsis talebinin red eden Kurum işleminin iptali, kurum tarafından kabul edilmeyen Tarım Bağ-Kur sigortalık süresinin tespiti ile tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak ödenmeyen aylıklarımın faizi ile birlikte tahsilinden ibaret olduğu, Mahkemece, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti noktasında gerekli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuştur. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde,davacının Et ve Balık Kurumunun 1998/8. ayına ait tevkifat listesinde adının yer alması nedeniyle Kurum tarafından davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı 01.10.1998 tarihi itibariyle tescil edildiği ve Kurumca kabul edilen sigortalılık dönemlerinin ise 01.10.1998 - 31.12.1998, 23.05.2011 - 04.07.2011 - 08.12.2012 - 26.12.2012 dönemleri oduğu,12.06.2003 - 26.12.2012 tarihleri arası ziraat odası kaydı olduğu,anılan ziraat da kaydının Kuruma 23.05.2011 tarihinde bildirildiği,davacının 12.06.2003 - 23.05.2011 tarihleri arasını 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırarak 10.994,78 TL ve 1.005 TL olarak toplam 11.999,78 TL ödeme yaptığı,Kurumun daha sonra anılan döneme ilişkin hizmeti sehven verildiğini bildirerek bu döneme ilişkin sigortalılığı iptal ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle davacının sigortalılık dönemine ilişkin talebe ilişkin olarak davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik, özel ve kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde müstahsil makbuzlarının, tevkifat listelerinin, tevkifat ödeme dekontlarının ve tevkifata esas tüm belgelerin bulunup bulunmadığı kurumdan ve ilgili olabilecek (Ofis, tekel, şeker fabrikaları, Et ve Balık Kurumu vb.) kuruluşlardan sorulup, varsa mevcut kayıtlardaki tevkifatların da kuruma intikal edip etmediği hususu ayrıca araştırılmalı,sigortalılık niteliğinin bulunmadığı sonucuna varılması halinde hem sigortalılık döneminin tespiti hem de yaşlılık aylığı talebine yönelik istemin reddine karar verilmeli, bunun sonucuna göre de davacı tarafından prim olarak ödenen tutarın iadesi bakımından bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.