4. Hukuk Dairesi 2011/2714 E. , 2012/4912 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...İnşaat AŞ. ve diğeri aleyhine 04/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırl…
**4. Hukuk Dairesi 2011/2714 E. , 2012/4912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...İnşaat AŞ. ve diğeri aleyhine 04/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; kamulaştırma kapsamına alınmayan taşınmaz üzerinde kayma, oturmalar ve çatlamalar nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkindir. Yerel mahkemece davalılar tarafından verilmiş bir zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı DSİ aleyhine açılan dava yönünden: Davalı Devlet Su İşleri'nin sorumluluğu yol inşaat çalışmalarına bağlı olarak yapılan faaliyetlere dayanmaktadır. Davalı idarenin görevinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdare’nin işlemi ya da eylemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. Mahkemece anılan davalı yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı yerine, esastan ret kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, karar bozmayı gerektirmiştir. 2-Davalı ... İnşaat A.Ş yönünden: Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarında jeolog bilirkişisi, dava konusu parselin ve parsel üzerindeki konutların, parselin güneyinde gelişmiş olan lokal heyelandan etkilendiğine dair herhangi bir emareye rastlanmadığını, ziraat bilirkişisi taşınmazın alt kısmındaki kara yolu inşaatından dolayı meyve ve sebzeler ile yetiştirildiği alanlarda herhangi bir zararın oluşmadığını, inşaat bilirkişisi, taşınmaz üzerindeki yapıda sıva çatlaklarının dışında yer yer kılcal çatlakların mevcut olduğunu, çatlak büyüklüğü ve derinliği göz önüne alındığında herhangi bir zemin hareketinden meydana gelemeyeceği kanaatine varıldığını, bina duvarlarının ve çatısının yağmur suyuna ve hava koşullarına karşı herhangi bir izolesinin yapılmaması nedeniyle duvarların aşırı şekilde nemlenerek kılcal çatlaklara sebebiyet verdiğini beyan etmişlerdir. Davacı delil listesinde keşif dışında tespit dosyasında alınan raporlara da dayanmıştır. Tespit dosyasında inşaat ve jeolog bilirkişiler taşınmazın topuk kısmında meydana gelen kayma ve göçmeler nedeniyle konutta çatlamalar olduğu konutun tahliyesi gerektiğini rapor etmişlerdir. Bu haliyle mahkemece alınan raporlarla, tespit dosyasında alınan rapor arasında çelişki oluşmasına rağmen mahkemece çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmiştir.