3. Ceza Dairesi 2022/35203 E. , 2023/3986 K. "İçtihat Metni" ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER :Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 inci maddeleri ile TCK'nın 62, 53/1, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER :Sanıkla
**3. Ceza Dairesi 2022/35203 E. , 2023/3986 K.** **"İçtihat Metni"** ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER :Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 inci maddeleri ile TCK'nın 62, 53/1, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER :Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz talepleri ile ilgili olarak; İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde, sanık ... hakkında daha önce aynı suçtan yapılan ceza soruşturması ve kovuşturması ile bu bağlamda fiili ve hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair çelişkili kabullere yer verilerek bu yönüyle teşevvüşe sebep olunması sonuca müessir görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri yönünden; A)Sanıklar ..., ..., ... ile ilgili olarak;UYAP kayıtlarının incelenmesinden sanık ... hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/338 Esas sayılı, sanık ... Avşar hakkında Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/315 Esas sayılı, sanık ... hakkında Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/69 Esas sayılı, dosyaları ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest dava dosyalarının olduğu anlaşılmakla, özellikle aynı suçtan daha önce yargılandıkları ve iş bu dava dosyasına dayanak teşkil eden iddianamalere konu eylemler bakımından temadinin kesilmiş olduğunun kabul edildiği görülmekle, inceleme konusu eylemler yönünden suçun sübutu ve vasfının tayini için zorunlu olduğundan, anılan dava dosyalarının temin edilerek incelenmesi, mümkün olması halinde birleştirilmeleri hususunun değerlendirilmesi, birleştirilmelerinin mümkün olmaması ve/veya gerekli görülmemesi halinde kesinleşmelerinin 5271 sayılı Kanun'un 218/1 inci maddesi gereğince bekletici mesele yapılması ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerekmesi lüzumu, B) Sanık ... ile ilgili olarak; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgütün amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahallinde hukuka uygun olarak toplanıp usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmayan sanığın, özellikle aynı suçtan yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı Kanun'un 231/5 inci maddesi kapsamında verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın niteliği de gözetildiğinde, aynı suçtan tutuklanmış FETÖ/PDY mensuplarının ailelerine verilmek üzere nakdi yardımda bulunmak ve örgüt yapılanmasında yurt müdürü olarak faaliyet gösteren, hakkında verilen mahkumiyet hükmü iş bu ilam ile onanmakla kesinleşen ...'ı gayri resmi olarak iş yerinde çalıştırmak ve kullanması için adına GSM hattı almak şeklinde sübut bulan eylemlerinin silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ... ve ...'nın tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ... ... ... ...