7. Ceza Dairesi 2014/21298 E. , 2014/20179 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 7 - 2013/91904 MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2012/793 (E) ve 2012/1478 (K) SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Sanığın aşamalı savunmasında, davaya konu 4 paket sigaranın üzerinde yapılan arama sonuc
**7. Ceza Dairesi 2014/21298 E. , 2014/20179 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 7 - 2013/91904 MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2012/793 (E) ve 2012/1478 (K) SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Sanığın aşamalı savunmasında, davaya konu 4 paket sigaranın üzerinde yapılan arama sonucunda ele geçtiğini ve içmek için bulundurduğunu belirtmiş olması, 14.04.2012 tarihli tutanakta ise sanığın sigaralan karton kutu üzerinde satarken görüldüğünün belirtilmesi karşısında, tutanak düzenleyenler çağrılıp dinlenilerek sigaraların ne şekilde ele geçtiği ve sanığın sigaraları satıp satmadığı hususları şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- Kabule ve uygulamaya göre de; a- Gün adli para cezasının günlüğü 20 TL üzerinden hesaplanması sırasında tatbik maddesinin 5237 sayılı TCK nun 52/2. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 50/1. madde olarak yazılması suretiyle CMK nun 232/6.maddesine aykırı davranılması, b- Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için TCK 58. maddeye göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının TCK'nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, ayrıca mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/7 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar şekilde "1 yıllık denetim süresi" belirlenmesi, c- Kamu davasına Gümrük İdaresi ile TAPDK'nın ayrı ayrı katıldığı gözetilmeden, açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin davaya katılan olarak kabul edilerek maktu vekalet ücretinin gümrük idaresini de kapsayacak ve tereddüt oluşturacak şekilde “katılanlara" verilmesine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY İncelemeye konu olayda suç tarihi 14.04.2012, iddianame tarihi 25.04.2012 ve iddianamenin kabul tarihi ise 09.05.2012 dir. Dairemizin aynı gün incelemesi yapılan E. 2013/22762 dosyasında ise suç tarihi 05.04.2012, iddianame tarihi 12.04.2012 ve iddianamenin kabul tarihi ise 17.04.2012 dir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre kabul edilmiş iddianamenin tanzim tarihi itibariyle ikinci suç için hukuki kesintinin olduğu kabul edilmektedir. Bu ilkeye göre yukarıda suç, iddianame ve iddianamenin kabul edilme tarihlerine göre sanığın iki eylemi için hukuki kesintinin meydana gelip gelmediği ve TCK 43. Maddenin hakkında uygulanıp uygulanmayacağını belirlememiz gerekmektedir. Sanık incelemeye konu olayda ikinci suçunu 14.04.2012 tarihinde, birinci suçun iddianamesi mahkemece kabul edilmeden ancak 12.04.2012 tarihinde düzenlenen iddianame den sonra 14.04.2012 tarihinde işlemiştir. Bu itibarla sanık hakkında birinci suçun iddianamesi henüz kabul edilmeden ikinci suçu işlediğinden iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet yerine hakkında TCK. 43. madde hükmünün uygulanmasını gerektiğinden bu nedenle de hükmün bozulmasını düşündüğümüzden bu hususu bozma nedeni yapmayan sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.