17. Hukuk Dairesi 2016/2253 E. , 2016/3460 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalının trafik sigorta şirketi olduğu aracın tek taraflı kazası sonucu davacıların yaralandığ…
**17. Hukuk Dairesi 2016/2253 E. , 2016/3460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalının trafik sigorta şirketi olduğu aracın tek taraflı kazası sonucu davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacılardan ... için 5.000,00 TL ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden aksi halde dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile veya yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, söz konusu olaydan dolayı ... kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve dosyada bulunan belgelere göre, davanın zamanaşımından reddine verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794). Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK m. 60 uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.