Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/921 E. , 2024/1515 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/921 Karar No : 2024/1515 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/921 E. , 2024/1515 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/921 Karar No : 2024/1515 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile ancak OHAL dönemi ve konusu ile ilgili düzenlemeler yapılabilmesi gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka ve Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu, Milli Güvenlik Kurulu kararına dayanılarak işlem tesis edilemeyeceği, ilgili KHK'nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı işlem tarihinde hakkında açılmış herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra elde edilen bilgi ve belgelerin önceki kararı hukuka uygun yapmayacağı, devlete olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, bu duruma ilişkin somut bir tespit bulunmadığı OHAL Komisyonu'nun insan hakları ihlallerini gideremediği ve etkili bir başvuru yolu olmadığı, Komisyonun ceza mahkemesi gibi karar veremeyeceği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "..davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit bulunarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği.." hususu hükme esas alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ". ben çok kötü psikolojik sorunlar yaşadım. O dönem de E. G. bana dedi ki gelip gidiyordu ama görüşmüyorduk hani en azından iletişimimiz iyi olur. ByLock yükleyelim yanında da ... adında bir bayan vardı, Bende tamam dedim hani bu devirde bunun kötü bir şey olabileceği aklıma bile gelmedi, Benim bu kişiler ile tanışmamın tek şeyi kendim büyük boşluklar yaşamam denize düşen yılana sarılır kesinlikle ben bu kişiler ile devletime ihanet edebilecek veyahut da dosyalarımdan bilgi sızdırabilecek talimat kesinlikle almadım, 2014 sonları 2015 başı Şubat Mart gibi kullandım, Daha sonrasında da bu programı Nİsan en geç hatırladığım kadarı ile tam hatırlamıyorum ama Nisan da silmiş olmam gerekiyor.." şeklinde savunmada bulunmuştur..." şeklindeki tespitle ilk dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.