6. Hukuk Dairesi 2013/9137 E. , 2014/2150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Çorlu 1. Aile Mahkemesi TARİHİ : 25/05/2012 NUMARASI : 2010/761-2012/623 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava eşler arasındaki ziynet alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar veri
**6. Hukuk Dairesi 2013/9137 E. , 2014/2150 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çorlu 1. Aile Mahkemesi TARİHİ : 25/05/2012 NUMARASI : 2010/761-2012/623 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava eşler arasındaki ziynet alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı 11.03.2009 tarihli dava dilekçesinde, ziynet alacağına ilişkin olarak davalı kocanın düğünde takılan 20.000 TL değerindeki takıları alarak kendisine işyeri açtığını daha sonra kendisine iade etmediğini belirterek 20.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında ziynet eşyalarının Ç..İ.. Ş...de davalı ile müşterek kiralanan kasada tutulduğunu, ziynet eşyalarının da davalı tarafından kasadan alındığını iddia etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ziynet eşyalarının bir bölümünün özellikle müvekkilinin taktıklarının davalıda olduğunu, az miktarda kısmının bozdurularak ev harcamalarına ve taksitlere harcandığını belirterek davanın reddini istemiştir. İ.. Ç.. Ş...inin 10.01.2012 tarihli cevabi yazısına göre 20.08.2008 tarihinde davacı ve davalının Banka şubesinden ...... no'lu kasayı kiralandıkları, Davalı Gökhan'ın 08.01.2009 tarihinde kasayı ....... no.lu kasa ile değiştirdiği, 27.02.2009 tarihinde de yine Davalı Gökhan tarafından kiralık kasanın kapatıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından davalıya ziynet eşyalarının kiralık kasadan davalı tarafından alındığına ilişkin yemin teklif edilmiş, davalı yemin beyanında 27.02.2009 tarihinde kendisi ve davacı adına olan kiralık kasayı tek başına kapattığını, bu işlemi kasa kirası ödememek için yaptığını, bu tarihte kasanın boş olduğunu, kasadaki altın ve paraları bu tarihten önce çekip davacıya verdiğini belirterek yemin etmiştir. Davacı tanıkları düğünde takılan takılar ile öncesinde işsiz olan davalının kafe açtığını belirtmişlerdir. Davalı tanıkları ise açılan kafenin davalının eniştesinden alınan 4000,00 TL borçla açıldığını beyan etmişler, kasadan davalı tarafından alınan ziynet eşyalarının davacıya teslimine ilişkin beyanda bulunmamışlardır. Buna göre davacı, öncesinde davalı ile müşterek kiralık kasada duran ziynetlerin davalı tarafından alındığını, gerek banka cevabi yazısı gerekse de davalının yemin sırasındaki beyanı ile kanıtlamıştır. Bu durumda davalı bankadaki kiralık kasadan aldığını kabul ettiği ziynet eşyalarını davacıya iade ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece davalıya kiralık kasadan aldığı ziynet eşyalarını davacıya verip vermediğine ilişkin delileri sorularak, gerektiğinde delil listesinde "sair delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığından ziynet eşyalarının davacı tarafa teslim edildiği ve yanında götürdüğü hususunda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.