10. Ceza Dairesi 2014/3547 E. , 2014/10103 K. "İçtihat Metni" İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER : Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ... hakkında ... 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 18.09.2013 tarihinde 2013/264 esas ve 2013/272 karar sayı ile verilen mahkûmiyet kararı sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce 28.02.2014
**10. Ceza Dairesi 2014/3547 E. , 2014/10103 K.** **"İçtihat Metni"** İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER : Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ... hakkında ... 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 18.09.2013 tarihinde 2013/264 esas ve 2013/272 karar sayı ile verilen mahkûmiyet kararı sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce 28.02.2014 tarihinde 2013/13621 esas ve 2014/1381 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Dairemizin onama kararına itiraz edilmiştir. B) İTİRAZ NEDENLERİ : 5271 sayılı Kanun'un 139/1. maddesi "soruşturma sonusu suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde hakim ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararı ile kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir" demektedir. Kanunun bu hükmünden de anlaşılacağı gibi sanık hakkında delil elde edilmesi halinde gizli soruşturmacının görevi sona erecektir. Olayımızda gizli soruşturmacının ilk uyuşturucu alım satımının gerçekleştirilmesi ve kayda alması ile bu görevi sona ermiştir. Devletin güvenlik kuvvetinin görevi, suç işlendiğinin tespiti halinde sanığın yakalanması ve gerekli soruşturmanın başlanılmasıdır. Suçun işlenmesinin devam etmesi ve sanığın cezasının artırımına yönelik bir görev gizli soruşturmacıya verilmemiştir. Bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmaması gerekir. Bu nedenlerle ... 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2013 tarihli, 2013/264 esas ve 2013/272 karar sayılı hükmünün BOZULMASINA karar verilmesi istenmiştir. C) YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ : 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi: (1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderir. 2- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen): (1) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanun'un yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır. D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ : Dairemizin itiraza konu kararının itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görülmemiştir. İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir. E) KARAR: Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının yerinde görülmediğine, 2- 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 2. fıkrası uyarınca itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.