11. Hukuk Dairesi 2019/940 E. , 2022/8272 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 22.11.2018 tarih ve 2017/76 E. - 2018/1006 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dil…
**11. Hukuk Dairesi 2019/940 E. , 2022/8272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 22.11.2018 tarih ve 2017/76 E. - 2018/1006 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 06.12.1999 tarihinde tasarrufunu değerlendirmek için Yurtbank A.Ş.’ye gittiğinde banka personelinin “garanti altındaki off shore hesaplarının daha yüksek getiriye sahip olduğunu” belirtmesi üzerine açılan off shore hesabına 12.000.- TL yatırdığını, bankaya el konulunca off shore hesaplarının ödenmediğini, banka hakim hissedarı ile bir kısım yöneticilerin ceza yargılamasında mahkum edildiklerini, müvekkilinin bankaya güveninin kötüye kullanılıp banka yönetimince kandırıldığını, paraların hakim yönetici ile şirketlerine aktarıldığını, havale talimatının geçerli bir irade olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek 12.000.-TL’nin 06.12.1999 tarihinden vade sonuna kadar akti faizi, vade sonundan itibaren akti faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca TMSF’nin borçları ve bu borçlara ilişkin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, mahkemenin resen taraf değişikliğine gitmesi gerektiğini, off shore bankasının ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Fer'i Müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının serbest iradesi ile daha fazla getiri için kıyı bankacılığını tercih ettiğini, yanıltmanın bulunmadığını, vekalet görevini yerine getiren bankanın off shore hesapları için garanti vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Fer'i Müdahil OYAK vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını savunarak davanın TMSF’ye tevcihini istemiştir.