11. Hukuk Dairesi 2008/10167 E. , 2010/1453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2006/258-2008/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2008/10167 E. , 2010/1453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2006/258-2008/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya ait araçların zorunlu trafik ve kasko sigorta sözleşmelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, prim alacağının tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bir kısım poliçelerin iptal edildiğini, bu nedenle müvekkilinin prim borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 56.825,97 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının iptaline, anılan bedel üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, kasko ve zorunlu trafik sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan prim alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, takip konusu alacak miktarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine ek rapor alınmış ve bu ek rapora karşı da itiraz üzerine aynı bilirkişilerden ikinci ek rapor alınmış ve bu ikinci ek rapora karşı da davalı vekili tarafından sonuca etkili ve esaslı noktalarda itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu ikinci ek rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Oysa, davalı vekili tarafından yargılamanın tüm aşamalarında bir kısım araçların satılması nedeniyle poliçelerin iptal edildiği, bir kısım poliçelere ait primlerin ise mükerrer hesaplandığı ve müvekkili tarafından yapılan bir kısım ödemelerin borç miktarından düşülmediği savunularak, raporlara itiraz edilmiş olup, ek raporlarda davalı vekilinin bu itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış ve bu itirazlar değerlendirilmeden bildirilen görüş mahkemece hükme esas alınmıştır. O halde, mahkemece, davaya konu poliçeler ile tarafların defter ve kayıtları üzerinde HUMK.nun 275. vd. maddeleri uyarınca başka uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmak suretiyle, hükme esas alınan kök ve ek raporları değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan ek rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.