12. Ceza Dairesi 2023/4499 E. , 2023/5512 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2023/97 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve …
**12. Ceza Dairesi 2023/4499 E. , 2023/5512 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2023/97 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 12.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 04/10/2011 - 01/07/2014 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan 350.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi zararının tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 20.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle davanın dava açma süresinde açılıp açılmadığının, dava açılan mahkemenin yetkili olup olmadığının tespiti ile aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeye neden olacak tazminat isteminin reddine karar verilmelidir. Davacının tutuklandığı tarih itibariyle aylık net gelirinin tespiti ile gerçek zararı hesaplanmalıdır. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup tazminat talebinde bulunamaz." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/269 Esas, 2018/106 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 53.776,83 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/2172 Esas, 2018/2658 Karar sayılı kararı ile kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek; hüküm fıkrasında yer alan 53.776,83 TL maddi tazminat miktarının 54.115,14 TL'ye çıkartılması ve hüküm fıkrasında yer alan 80.000,00 TL manevi tazminat miktarının 50.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. 5. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/2172 Esas, 2018/2658 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.01.2023 tarihli ve 2021/6557 Esas, 2023/22 Karar sayılı ilâmı ile; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasının gerekçeli kararında tahliye tarihinin 01.07.2014 olarak gösterildiği, davacı hakkında cezaevi kayıtlarında ise tahliye tarihinin 28.06.2014 olarak gösterildiği anlaşılmakla; davacı hakkında düzenlenen sorgu zaptı ile yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bölge adliye mahkemesi tarafından belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/153 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 54.115,14 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 7. Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. 8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2023 tarihli ve 2023/53896 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin koşularının oluşmadığına, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, faiz uygulamasına, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, olay tarihinde Bağlar Belediyesi Meclis üyesi ve Limited şirket çalışanı olarak aylık geliri bulunduğu dönemde davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle yapılan soruşturmada 04.10.2011 günü saat 14:50'de gözaltına alındığı, 08.10.2011 günü tutuklandığı, her ne kadar gerekçeli kararda 01.07.2014 tarihinde tahliye edildiği yazılı ise de davacının kendi beyanından ve cezaevi yazısından anlaşılacağı üzere 28.06.2014 günü tahliye edildiği, yargılama sonucunda 27.03.2017 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 25.05.2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının süresi içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, tutuklama müzekkeresinin 08.10.2011 - 28.06.2014 tarihleri arasında tam süre infazda kaldığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsubuna ilişkin bir işlem bulunmadığı, başka bir tazminat davasına konu edinildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacının 998 gün süre ile gözaltı ve tutuklulukta kaldığı anlaşılmaktadır. Davacının Belediye meclis üyesi olarak aldığı aylık gelir miktarı Bağlar Belediye Başkanlığından araştırılmış ve Mart 2014 yerel seçimlerine kadar görevinin devam ettiği ve emsal aylık geliri bildirilmiş olmakla bildirilen aylık rakamlar üzerinden haksız koruma tedbiri nedeniyle mahrum kaldığı maddi tazminat miktarı hesaplanmıştır. Yine davacının aynı zamanda Limeted şirket çalışanı olarak benzinlikte aylık geliri bulunduğu belirlenmekle ve haksız koruma tedbir ile bu aylık gelirinden de mahrum kaldığı asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek maddi tazminat hesaplanmıştır. Dava dosyasında mevcut davacıya ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği incelenmiş, kolluk marifetiyle davacının sosyal ve ekonomik durumu araştırılmış, davacının işlediği iddia olunan eylemi nedeniyle gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 998 günlük süre nedeniyle yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden ve belediyece bildirilen gelir üzerinden 54.115,14 TL olarak hesaplanan maddi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle manevi tazminat istemine yönelik olarak sosyal ve ekonomik statüsü, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 998 günlük süre, duyduğu manevi acı ve üzüntü, üzerine atılı suçun niteliğinin toplumdaki yansıması, kişisel ve ailevi durumu ile tazminat hukukunun genel ilkeleri gözetilerek 80.000,00 TL olarak hesaplanan manevi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 E., 2017/103 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.10.2011 - 28.06.2014 tarihleri arasında 998 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.05.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.10.2011 - 28.06.2014 tarihleri arasında 998 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 134.115,14 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından; tebliğnamede temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 E., 2017/103 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.10.2011 - 28.06.2014 tarihleri arasında 998 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.05.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin belediye meclis üyeliği görevinden doğan maddi zararı ile akaryakıt satış elemanı görevinden doğan maddi zararının hesaplanması neticesinde hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamıştır. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespitinin gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata talep doğrultusunda, ayrı ayrı yasal faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/153 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.