11. Ceza Dairesi 2021/12439 E. , 2025/2663 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/746 E., 2017/1430 K. SUÇ : Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, t…
**11. Ceza Dairesi 2021/12439 E. , 2025/2663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/746 E., 2017/1430 K. SUÇ : Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2017 tarihli ve 2016/977 Esas, 2017/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/a-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten erteli 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2017/746 Esas, 2017/1430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında tüm unsurlarıyla sübut bulan suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İlk Derece Mahkemesince defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun'un 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatına karar verilmesi, 2. 213 sayılı Kanun'un 142-147. maddeleri arasında vergi suçları yönünden "arama" ve "aramalı inceleme"nin usûl ve şartları ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca "İhbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla, bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir. Aramanın yapılabilmesi için: a) Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi, b) Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi, şarttır." Buna göre, vergi kaçırıldığına delalet eden emarelerin bulunması halinde, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, arama yapılmasını gerekli kılan bir yazıyla sulh ceza hâkiminden talepte bulunacak, arama kararının verilmesi halinde de, arama işlemi genel kolluk görevlileri tarafından değil, vergi inceleme elemanları tarafından gerçekleştirilecektir. Ceza muhakemesinde arama, olağan bir koruma tedbiri iken; vergi hukukunda, istisnai, olağandışı bir denetim yoludur. Niteliği itibarıyla adli arama olmasına rağmen, bu aramanın genel suç kolluğu tarafından değil, vergi inceleme elemanlarınca yapılabilmesi, vergi suçlarına ilişkin olarak yapılacak aramanın özelliğidir. Bir koruma tedbiri olarak arama, vergi incelemesi denetim yolunun ön basamağıdır. Amaç, vergi kaçırıldığını ortaya çıkaracak ve destekleyecek belge ve kayıtların bulunmasıdır. 1982 Anayasası'nın 38/6. maddesine göre, kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kullanılamaz. 5271 sayılı Kanun'un 217/2. maddesi uyarınca, yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan delillerle ispat edilebilir. Aynı Kanun'un 206/2-a. maddesine göre; delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur ve yine Kanun'un 289. maddesine göre, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, hukuka kesin aykırılık sebebidir. Açıklanan pozitif hukuk normları ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 29.11.2005 tarihli ve 2005/144 Esas, 2005/150 Karar; 17.11.2009 tarihli ve 2009/7-160 Esas, 2009/264 Karar sayılı kararları ile aynı yöndeki Özel Daire Kararları karşısında; "hukuka aykırı biçimde" elde edilen deliller, Türk Ceza Yargılaması Hukuku sisteminde dikkate alınamaz. Bu husus, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde yer alan ve Anayasanın 36. maddesinde de düzenlenen "adil yargılanma hakkının" bir gereğidir. 5271 sayılı Kanun'un "Tesadüfen elde edilen deliller" başlıklı 138/1. maddesinde ise; "Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir." hükmü yer almaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın işlettiği ve Gevhernesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan Fantezi Dünyası (Erotik Shop) isimli iş yerinde, "gümrük kaçakçılığı" suçunun unsurlarının ele geçirilebileceğine dair suç şüphesi üzerine, Kayseri 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/381 Değişik İş sayılı arama ve el koyma kararına istinaden, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan aramada, arama kararına konu suça ilişkin bir kısım deliller ile birlikte ayrıca iş bu davanın konusunu oluşturan ve içerisinde sanığa ait 2012, 2013 ve 2014 takvim yıllarına ilişkin bir kısım mali kayıtların bulunduğu defterin de ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısının talimatı ile ele geçirilen bu defterin incelenmek üzere Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilmesi sonrası, yapılan incelemeler sonucunda vergi suçu raporu düzenlenerek sanık hakkında atılı suçtan 213 sayılı Kanun'un 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın verildiği anlaşılmakla; genel hükümlere tabi bir suç ihbarı üzerine, delil elde edilmesi amacıyla 5271 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddeleri uyarınca yapılan arama işlemi sonucunda, vergi suçunun da işlendiğini gösteren delillerin bulunması halinde, aynı Kanun'un 138/1. maddesi uyarınca elde edilen delillerin hukuka aykırı olarak değerlendirilemeyeceği cihetle, dosyadaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, "arama işleminin usulsüz olduğundan" bahisle, arama sırasında elde edilen deliller hukuka aykırı olarak kabul edilerek sanığın beraatına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. 3, 4, 5 ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.