Başvurucu, aleyhine açılan tazminat davasının yaklaşık 13 yıl sürdüğünü, kararın hatalı olduğunu, makul sürede yargılanma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle, uğradığı maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, aleyhine açılan tazminat davasının yaklaşık 13 yıl sürdüğünü, kararın hatalı olduğunu, makul sürede yargılanma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle, uğradığı maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, 28/2/2013 tarihinde Konya Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 11/11/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 4/12/2013 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 10/12/2013 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Konya ilinde, 9/7/2000 tarihinde meydana gelen trafik kazasında bir kişi ölmüştür. Başvurucu hakkında, taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan cezalandırılması için Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21/8/2000 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. Konya Asliye Ceza Mahkemesinin 2/7/2003 tarihli kararıyla başvurucunun cezalandırılmasına karar vermiştir. Temyiz üzerine ilk derece mahkemesinin kararı Yargıtay Ceza Dairesi’nin 22/12/2004 tarihli kararıyla bozularak dosya, mahkemesine iade edilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Konya Asliye Ceza Mahkemesinin 16/5/2005 tarihli kararıyla, başvurucunun cezalandırılmasına karar vermiştir. Temyiz üzerine ilk derece mahkemesinin kararı Yargıtay Ceza Dairesinin 16/5/2007 tarihli kararıyla bir kez daha bozularak dosya mahkemesine iade edilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Konya Asliye Ceza Mahkemesinin 16/4/2008 tarihli kararıyla açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu hakkında ceza kovuşturması devam ederken müteveffanın yakınlarınca 13/9/2000 tarihinde Konya Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. Konya Asliye Hukuk Mahkemesi 31/1/2011 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar vererek başvurucu aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Temyiz üzerine Konya Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin 9/4/2012 tarihli kararıyla onanmıştır. Yargıtay Hukuk Dairesinin onama kararına karşı yapılan karar düzeltme talebi aynı Dairenin 12/12/2012 tarihli kararıyla reddedilmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 6100 sayılı Kanun’un “Bekletici sorun” başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.”