Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4245 E. , 2024/5472 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4245 Karar No : 2024/5472 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Maden Mermer İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili ... i…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4245 E. , 2024/5472 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4245 Karar No : 2024/5472 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Maden Mermer İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili ... ilçesi sınırlarında ve davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı II(b) grubu mermer maden işletme ruhsat sahasında 2012, 2013 ve 2016 yıllarında gerçekleştirilen toplam üretim miktarının proje yıllık üretim beyanının %10'undan az olduğundan bahisle 3213 sayılı Maden Kanunun 24/12. maddesi uyarınca davacı şirket adına 77.632,00-TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının üretim hesabına dahil edilen 2012 ve 2013 yılında, Kanun'da anılan fiil karşılığı idari para cezası yaptırımı bulunmadığı, 2015 yılından sonra idari para cezası yaptırımı geldiği, bu nedenle idari para cezası yaptırımına esas üç yıllık süre hesabında 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi uyarınca 2012 ve 2013 yılının değerlendirmeye alınmasına olanak bulunmadığı, 2015 ve 2016 yıllarında yürürlükte bulunan madde metninde üç yıllık sürenin tespitinde hangi yılların esas alınacağına ilişkin bir açıklık bulunmaması nedeniyle davacının lehine yorum yapılmak suretiyle üretimin en fazla olduğu yılların esas alınması gerekmekte iken, 2017 yılında yapılan değişiklikle bu boşluğun doldurulduğu ve en az üretimin yapıldığı üç yıllık sürenin esas alınacağı hükmünün getirildiği, ancak bu düzenlemenin aleyhe hüküm içermesi nedeniyle geçmişe yürür şekilde uygulanmasına olanak bulunmadığı, bu durumda, 2012 ve 2013 yılının değerlendirme dışı tutulması halinde, 2014, 2015, 2016 yıllarında davacı şirket tarafından yapılan üretim miktarının (toplam 1176 m³) projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'unun (400 m³) altına düşmediği görüldüğünden, davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/12.maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, dava dilekçesinde davacı şirketin temsilcilerinin isimlerinin ve talep sonucunun yer almadığı, dolayısıyla davanın usulden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, kanun koyucunun maden sahalarının atıl kalmasını önlemek amacıyla asgari üretim şartları öngördüğü, bu şartların yerine getirilmemesi halinde de çeşitli yaptırım uygulanacağının hükme bağlandığı, bu yaptırımlar ile gerekli üretim miktarının zaman içerisinde değişikliğe uğradığı, davacıya uygulanan idari para cezası yaptırımının önceki yaptırım olan ruhsat iptaline göre daha lehe olduğu, lehe olan hükmün uygulanmasının Kabahatler Kanunu'nun yollamada bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerine göre de hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirket tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili ... ilçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı II(b) grubu mermer işletme ruhsat sahasında, davalı idare görevlilerince 11-14/10/2019 tarihleri arasında yapılan tetkiklerde; 2012, 2013 ve 2016 yıllarında gerçekleştirilen toplam üretim miktarının, projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olduğunun tespit edilmesi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunun 24/12. maddesi uyarınca davacı şirketin 77.632,00-TL tutarında idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan idarî para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "İdari dava türleri şunlardır: a)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar" düzenlemesine; ikinci fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kurallarına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "İdari Davaların Açılması" başlıklı 3. maddesinde,"1. İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralları yer almaktadır. Aynı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde ise, dilekçelerin 3 ve 5. maddeye uygun olup olmadığı yönünden de inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde de, 14/3-g maddesine aykırılık halinde 30 gün içinde 3 ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargı mercilerinde iptal davası açılabilmesi için dava dilekçesinin davacı, davacı vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından imzalanması, hangi idari işlem dava konusu ediliyorsa dava dilekçesinde bunun açıkça belirtilmesi ve iptal istemine yer verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, ...9 tarihinde ... İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesinde davacı olarak "... Stone Mad. Mermer İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti."nin gösterildiği, dilekçe içeriğinde şirket adına düzenlenen 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının hukuka aykırılık nedenlerinin öne sürüldüğü, nihai olarak da "...firmamız aleyhine idari para cezası yaptırımının uygulanması, işbu itirazı yapma zorunluluğunu doğurmuştur." ifadelerine yer verildiği, herhangi bir işlemin iptali isteminde bulunulmadığı, ilaveten dilekçenin sonuna şirketin kaşesi basılarak üzerine imza atıldığı görülmüşse de, kime ait olduğu anlaşılamayan imzalı dilekçenin kayda alınarak dava açıldığı görülmüştür. Olayda, her ne kadar... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı davanın yetki yönünden reddine ilişkin kararı sonrası dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesince... tarih ve E: ... sayılı ara kararıyla dava dilekçesinden idari para cezasının iptalinin istenildiği ve dilekçeye ekli imza sirkülerinden davayı kimin açtığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin tebliğe çıkartılarak dosyanın tekemmül ettirilmesine karar verilmiş ve dosyanın tekemmül etmesi sonrasında dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, herhangi bir iptal istemine yer verilmemiş olan ve kimin tarafından imzalandığı anlaşılamayan dava dilekçesinin yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmeyen dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1-d bendi uyarınca reddedilmesi ve anılan hükme uygun olarak yeniden düzenlenen dilekçe üzerine dava dosyası tekemmül ettirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, Isparta İdare Mahkemesince işin esasına girilerek verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.