Başvuru, sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1974 doğumlu olup 1999 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar Pozantı Belediyesinde (işveren/Belediye) belirsiz süreli iş sözleşmesiyle daimî işçi statüsünde çalışmıştır. Başvurucu; Belediyede çalışmakta iken sosyal medya hesabından 31 Mart 2019 mahallî idareler seçiminde Adalet ve Kalkınma Partisinden Pozantı Belediye Başkanlığına aday adayı olduğunu açıklamıştır. Akabinde başvurucunun bir arkadaşı tarafından başvurucunun üniformalı fotoğrafı da eklenerek belediye başkanı aday adayı olduğuna dair bir paylaşım yapılmıştır. Söz konusu paylaşım üzerine Belediye Disiplin Kurulu tarafından başvurucuya dört günlük yevmiye kesintisi cezası verilmiştir. Başvurucu; adaylığını açıklamasının ardından işveren tarafından aday olmaması için sistematik şekilde psikolojik baskılara maruz kaldığını, bu süreç içinde ağır işlerde çalıştırıldığını, uzun süredir zabıta görevlisi olarak çalışmakta iken birden çok görev değişikliği yapıldığını ve son olarak çöp ekibinde görevlendirildiğini, fiziki rahatsızlıklarından dolayı bu görevde çalışamayacağını belirtmesine karşın bunun dikkate alınmadığını ve en son çöp kamyonunun arkasında giderken düşerek iş kazası geçirdiğini ancak buna rağmen aynı görevde çalıştırılmaya devam ettiğini iddia etmiştir. Başvurucu akabinde 11/5/2022 tarihinde sosyal medya hesabından "Arkadaşlar tek suçum Ak Partinin aday adayı olmak. Ve sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğanı çok sevmek. Beni mesleğimden bu yüzden ihraç ediyorlar. Disiplin kuruluna verdiler. Sayın Ak Partili kardeşlerim. Beni vatan haini fetöcülere yem ettiniz. Adalet mülkün temelidir. Basına tüm başımdan her geçeni anlatacam. Hepsi delilli ispatlı adalet yerini allahın izniyle bulacak" şeklinde bir paylaşımda bulunmuştur. Söz konusu paylaşım üzerine Belediye Disiplin Kurulu tarafından soruşturma başlatılmış ve bahsi geçen sosyal medya paylaşımına yönelik başvurucunun savunması alınmıştır. Disiplin Kurulu "Belediye Disiplin Kurulunun 11/6/2020 tarihli kararı ile hakkınızda yürütülen soruşturma sonucu Belediyemiz ile bağlı bulunduğu Hizmet-İş (Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası) arasında 22/11/2018 tarihinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin Disiplin Ceza Cetveli başlığının maddesi ile maddesi hükümleri gereğince eyleminize uyan ve direk ihraç gerektiren hükümler gereği iş akdinizin feshine karar verilmiştir.” şeklindeki fesih bildirimi ile 15/6/2020 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Fesih bildiriminde bahsi geçen Toplu İş Sözleşmesi Disiplin Ceza Cetveli'nin maddesi "cezayı gerektiren haller", maddesi ise "amirleri, iş yeri mensupları ve mahiyeti hakkında yalan ve yanlış şaibeler çıkarmak ... suretiyle işçinin işvereni yanıltması" hükmünü ihtiva etmektedir. Başvurucu feshin haksız ve geçersiz olduğu iddiasıyla işe iade talebiyle tespit davası açmıştır. Davanın görüldüğü Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi (iş mahkemesi sıfatıyla) 29/9/2021 tarihinde davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tanık beyanlarında davacının mesai saatlerinde siyasi faaliyette bulunmadığı, işi aksatacak veya işi etkileyecek eylemlerinin olmadığı, işini gereği gibi yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili tarafından "Beni vatan haini fetöcülere yem ettiniz" ifadesinin Belediye Başkanının beraat ettiği fetö yargılamasına gönderme olduğu, aynı şekilde "Görmediğim zulüm kalmadı" ifadesinde de belediye başkanının şahsının kastedildiği ileri sürülmüş ise de davacı tarafından bu husus gerek savunma dilekçelerinde gerek yargılama aşamasında kabul edilmemiştir. İfadede isim veya makam zikredilmediği değerlendirildiğinde belediye başkanına yöneltildiği hususu yorum yolu yapılan çıkarım olup davacının belediye başkanını kast ettiği tüm şüphelerden uzak kesin ve net bir biçimde anlaşılamamaktadır. Feshin geçerliliğinin kanıtlanması yükümlülüğü davalı taraftadır. İş akdinin feshinin son çare oluşu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamında davalı belediyenin iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı hususunu kanıtlayamadığı kanaatine varılarak.." Belediyenin istinaf talebinde bulunması üzerine dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 10/3/2022 tarihinde İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararında Bölge Adliye Mahkemesi; başvurucunun çalıştığı Belediyenin Başkanı'nın başka bir partiden olduğunu, başvurucunun ise önce Ak Partiden adaylığını açıklayıp aylar sonra da sosyal medyada paylaşımlar yaparak zulme uğradığını ve FETÖ'cü vatan hainlerine yem edildiğini beyan ettiğini, başvurucunun sosyal medya paylaşımlarıyla iş barışını bozduğunu belirtmiştir. Neticeten Bölge Adliye Mahkemesi feshin geçerli fesih seviyesine ulaştığı kanaatine varmıştır. Başvurucu, nihai kararı 18/4/2022tarihinde öğrendikten sonra 17/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.