5. Hukuk Dairesi 2016/160 E. , 2016/15667 K. MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp …
**5. Hukuk Dairesi 2016/160 E. , 2016/15667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılarak, üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değerinin tespit edilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı inceneldiğinde; Kadastro tesbitinin 20.05.1993 tarihinde yapıldığı ve 11.12.1996 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu kadastro tespitinin yapıldığı ve kesinleştiği tarihte davacıların miras bırakanı Bayraktar Lermi'ye ait bir binanın taşınmaz üzerinde olmadığı ve enerji nakil hattınında 21.07.1977 tarihinde tesis edildiği anlaşıldığına göre enerji nakil hattı nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü hesaplanırken bina bedellerinin dikkate alınmayacağı gözetilmeden ve bu şekilde hesaplama yapmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek fazlaya hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.