11. Hukuk Dairesi 2012/3810 E. , 2012/8225 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2012 tarih ve 2010/610-2012/77 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek kara…
**11. Hukuk Dairesi 2012/3810 E. , 2012/8225 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2012 tarih ve 2010/610-2012/77 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 29.05.2009 tarihli 12 O 47/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nun 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının savunma hakkının kısıtlandığı, davaya gelmemenin iddiaları kabul anlamına geldiği, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve ayrıca karara karşı gidilebilecek kanun yollarının kararda gösterilmediği, bu nedenle tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı ve ayrıca şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilâta neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davaya konu Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın dosya içindeki tebliğ belgelerinden anlaşılacağı üzere Adalet Bakanlığı Uluslar arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalının vekili Av. ...’ya 10.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tenfiz isteminin reddine ilişkin gerekçelerden birisi, tenfizi istenen mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğudur. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.