Başvuru; işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Kayapınar Belediyesi (Belediye) bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette (işveren) taşeron işçi olarak çalışmaktadır. Belediye tarafından başvurucunun terör örgütü ile irtibat veya iltisak içinde olduğu yönünde işverene bildirimde bulunulmuştur. İşveren, güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle 24/1/2017 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 3/2/2017 tarihinde Diyarbakır İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 21/6/2017 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda, işverenin iş sözleşmesini başvurucu hakkında terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olabileceği hususunda şüphenin bulunduğunu belirterek 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) maddesi kapsamında gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Kararda ayrıca başvurucunun hakkında soruşturma veya idari tahkikat olup olmadığının araştırılması talebinin, feshin doğrudan 667 sayılı KHK'ya dayanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle dosyaya yenilik katmayacağı ifade edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi) 5/10/2017 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 25/4/2018 tarihinde başvurucunun temyiz talebinin kabulü ile İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kararda ilk derece mahkemesince eksik inceleme sonucunda karar verildiği, başvurucu hakkında hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığına yönelik araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme 17/7/2019 tarihinde davanın yeniden reddine karar vermiştir. Kararda ilgili birimlere yazılan müzekkere cevaplarına göre başvurucunun herhangi bir terör örgütüyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir bilgi veya bulguya rastlanılmadığı vurgulanmış ve bozma öncesi karardaki gerekçeler aynı şekilde tekrar edilmiştir. Kararda ayrıca başvurucunun hakkında soruşturma veya idari tahkikat olup olmadığının araştırılması talebinin, feshin doğrudan 667 sayılı KHK'ya dayanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle dosyaya yenilik katmayacağı tıpkı bozma öncesi karardaki gibi ifade edilmiştir. İstinaf Mahkemesi 15/1/2020 tarihinde ilk derece mahkemesi kararına karşı Yargıtaya temyiz başvurusunda bulunabileceğini belirterek dosyanın Yargıtaya gönderilmek üzere Mahkemeye iadesine karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi ise 10/6/2020 tarihinde Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun bulunduğundan bahisle onanmasına karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 8/7/2020 tarihinde öğrendikten sonra 21/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.