2. Hukuk Dairesi 2020/5801 E. , 2021/896 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı; rızası dışında aile konutu üzerine ipotek konulduğunu, bu durumun Tür…
**2. Hukuk Dairesi 2020/5801 E. , 2021/896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı; rızası dışında aile konutu üzerine ipotek konulduğunu, bu durumun Türk Medeni Kanunu'nun TMK 194. maddesine aykırı olduğunu iddia ederek ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Davalı banka vekili; davacının muvafakatinin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme; davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin, yargılama devam ederken kaldırılması sebebiyle, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir. Davacı tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden karar temyiz edilmiş, Dairemizin 09.03.2016 tarih 2015/22437 esasa ve 2016/4500 sayılı kararıyla, davalı bankanın muvafakatname bulunduğuna dair savunması da nazara alınmak suretiyle deliller toplanıp, davacının dava açmakta haklı olup olmadığının tespit edilip, sonucu uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Adli Tıp Kurumu fizik İhtisas Dairesi Belge İnceleme Şubesi'nin 27/12/2016 tarihli raporu ile muvafakatnamedeki imzanın davacı ...’ın el ürünü olup olmadığı kesin olarak tespit edilemediği, muvafakatnamedeki imzanın inceleme ile dahi anlaşılamadığından, davalı bankanın imzanın davacıya ait olmadığını bilmesi beklenemeyeceğinden davanın açılmasına davalı bankanın sebep olmadığı gerekçesiyle davalı banka lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesine göre, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma emredici niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi, eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.