11. Hukuk Dairesi 2009/747 E. , 2010/6569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2008/73 - 2008/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve cevapta davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/747 E. , 2010/6569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2008/73 - 2008/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve cevapta davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kuruma bağlı MKE Bölge Müdürlüğü'nce 2004 yılı temizlik hizmeti ihalesine çıkıldığını, ihaleyi ...Temizlik İnş.Taah.Ltd.Şti.'nin kazandığını ve sözleşme imzalandığını, yüklenici ...Temizlik İnş.Taah.Ltd.Şti. Işçilerinin müvekkili kurum aleyhine tazminat ve işçilik alacakları için Kırıkkale İş Mahkemesi'nde dava açtıklarını, kararın kesinleştiğini ve bu davadan dolayı işçilere 2007 yılı içerisinde ödeme yapıldığını, müvekkili kurum ile yüklenici firma arasında imzalanan şartname ve sözleşme gereğince işçilik haklarından yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, yüklenici firmanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili kurum tarafından işçilere yapılan ödeme durumunda sözleşmenin 12.4.2 ve 38.2 maddesi gereğince teminat mektubunun nakde çevrilerek tazmini yoluna gidileceği hükmünün yer aldığını, yüklenici firmanın yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine davacı bankaya yüklenicinin kuruma verdiği zarara karşılık teminat mektubunun tazmini için 16.08.2007 tarihinde davalıya müracaat ettiklerini, bankaca hiçbir cevap verilmeyerek tazmin taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkili kurumun zararına neden olduğunu, teminat mektubunun iadesini kabul edip bloke hesabını tasfiye eden davalı bankanın bu durumdan müvekkilini haberdar etmediği ve ibrasını almadığından kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, 11.500 TL değerindeki teminat mektubunun nakte çevrilerek başvuru tarihi olan 16.08.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, teminat mektubunun 30.06.2007 tarihine kadar geçerli olduğunu, bu tarihe kadar ellerine geçecek şekilde taraflarına yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz kalacağını, vadeli ve şarta bağlanmış teminat mektubu olduğunu, riskin gerçekleştiğinin muhatap tarafından süresi içerisinde usulüne uygun bir şekilde müvekkili bankaya bildirildiği takdirde sözkonusu olacağını, davacı kurumun teminatın geçerlilik süresi olan 30.06.2007 tarihinden sonra 16.08.2007 tarihinde tazmin talebinde bulunduklarını, bu nedenle bankalarının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının teminat mektubunun nakte çevrilmesi amacıyla 19.06.2007 tarihinde yaptığı başvurunun geçerli olduğu, bu tarihte renkli fotokopiyle yapılan tazmin talebinin yerine getirilmemesinin davalı bankanın tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekiline davalı tarafın temyiz dilekçesi 15.12.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekilince 30.12.2008 tarihli dilekçeyle hüküm cevaben temyiz edilmiş olup, HUMK'nun 433/2. maddesi gereğince 10 günlük yasal temyiz süresi geçirilmiş olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 62,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.