3. Ceza Dairesi 2021/18271 E. , 2022/1408 K. "" İtiraz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Edilen Karar : Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2019/8860 Esas, 2021/2712 Karar sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2018/799 – 2019/433 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : Sanık ... hakkında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2018 tarih ve 2016/278 - 2018/49 sayılı sanık …
**3. Ceza Dairesi 2021/18271 E. , 2022/1408 K.** **"İçtihat Metni"** İtiraz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Edilen Karar : Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2019/8860 Esas, 2021/2712 Karar sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2018/799 – 2019/433 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : Sanık ... hakkında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2018 tarih ve 2016/278 - 2018/49 sayılı sanık hakkında kararının kaldırılarak; TCK'nın 220/7. maddesi delaletiyle 314/2, TCK'nın 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1,TCK'nın 62, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2019/8860 Esas, 2021/2712 Karar sayılı onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık lehine itiraz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendi, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında özetle: “Savunma, Anayasamızın 36. maddesiyle anayasal güvence altına alınan meşru bir yol, müdafii de savunmanın meşru bir aracıdır. Dolayısıyla söz konusu hüküm, müdafii aracılığı ile savunulmayı da anayasal güvence altına almaktadır. Savunma hakkı, uluslararası belgelerde de değerine uygun şekilde yerini almıştır. Bunlardan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 121/I., Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Milletlerarası Antlaşmanın 14/3-b-d, Avrupa İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesinin 6/3-b-c maddeleri sanığın müdafiden yararlanması konusunda açık düzenlemeler getirmiştir. 5271 sayılı CMK'nın, savunma hakkı konusunda oldukça hassas davranmış, bunun bir sonucu olarak da isteğe bağlı müdafiliğin yanında, bazı hallerde zorunlu müdafiliği benimsemiştir. Bu bağlamda Kanunun 147. maddesinde; şüphelinin müdafi seçme hakkının bulunduğu, onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceğini kendisine bildirilmesi gerektiği, 148. maddesinde; müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, 149. maddesinde; sanığın kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabileceği, avukatın, sanık ile görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceği ve kısıtlanamayacağı, 153. maddesinde; müdafinin kovuşturma evresinde dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebileceği ve istediği tutanak ve belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği, 154. maddesinde; 2. fıkradaki istisna haricinde sanığın vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebileceği hükme bağlanmıştır. CMK'nın “müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesi;