Başvuru, vekâlet ücreti alacağının tahsili istemiyle açılan alacak davasında, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında belirlenenden çok daha düşük miktarda alacağa hükmedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle eşitlik ilkesinin, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, vekâlet ücreti alacağının tahsili istemiyle açılan alacak davasında, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında belirlenenden çok daha düşük miktarda alacağa hükmedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle eşitlik ilkesinin, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular, 27/12/2013 tarihinde Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvurucu Semire Nergiz tarafından yapılan 2013/9688 numaralı bireysel başvuru dosyası aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiş, incelemeye 2013/9687 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 19/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 9/7/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, serbest avukat olarak çalışmakta iken Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) ile aralarında düzenlenen vekâlet sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedildiği iddiasıyla 17/7/2003 tarihinde Diyarbakır Barosu Hakem Heyetine başvurmuşlardır. Baro Hakem Heyetlerinin kaldırılması üzerine başvuru dosyası Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemenin E.2004/1046 sayılı dava dosyasında vekâlet ücreti alacağına ilişkin alacak davasına devam edilmiştir. Mahkemenin 29/12/2006 tarihli ve E.2004/1046, K.2006/552 sayılı kararıyla, taraflar arasında akdedilen vekalet sözleşmesinin kusur sorumluluğuna dayanmadan feshedildiği, sözleşmenin tek taraflı olarak sona erdirilmesinin haksız yere azil olarak değerlendirildiği, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun maddesine göre vekilin takip ettiği dava ve icra dosyalarında talep edilen vekalet ücretinin haksız azil durumunda vekile ödenmesi gerektiği, alınan 27/1/2004 havale tarihli bilirkişi raporu sonucuna göre haksız azil nedeniyle 589,98 TL vekâlet alacağının tahakkuk ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/2/2009 tarihli ve E.2008/8842, K.2009/868 sayılı ilamıyla, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre; sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla başvurucuların tahsilatla sonuçlandırdığı, henüz tahsilatla sonuçlanmayan ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatının mümkün hale geldiği kabul edilebilecek dosyalar ile tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılan dosyalardan dolayı ücret talep edebileceği, sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla sonuçlanmayan ve devam edip sonucu belli olmayan dosyalar hakkında taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin maddesine göre başvurucuların isteyebilecekleri ücret ile başvurucuların sarf ettiği emek ve mesaileri nazara alınarak hak ve nezafet kurallarına göre uygun bir miktara hükmedilmesi gerektiği, sözleşme ile belirlenen ücretin 1136 sayılı Kanun’un maddesinin fıkrasında ifade edildiği anlamda ve asgari ücret tarifesi altında bir ücret olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, başvurucuların talep edebileceği alacağın tespit edilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınması veya yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yürütülen yargılamada ek bilirkişi raporu alınmıştır. 11/1/2010 tarihli ek bilirkişi raporunda, Yargıtay Hukuk Dairesi kararı uyarınca dava konusu olayda haksız fesihten bahsedilemeyeceği, buna karşın sözleşmenin davalı tarafından tek yanlı olarak sona erdirilmesi halinde ödenecek ücretin, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre belirlenen tutarın altında olamayacağına ilişkin 1136 sayılı Kanun’un maddesinin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, başvuruculara 636,050 TL vekâlet ücreti alacağı ödenmesi yönünde tespite varılmıştır. Mahkeme, yeni bilirkişi heyeti oluşturularak rapor düzenlenmesine karar vermiştir. Düzenlenen 30/6/2010 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında imzalanan vekalet sözleşmesinin maddesinin üçüncü fıkrasında sözleşmenin feshedilmesi halinde vekile ödenecek ücretin; sözleşmenin maddesine göre belirleneceğinin ifade edildiği, maddenin birinci fıkrası uyarınca aylık net vekalet ücretinin belirlenmesinde AAÜT hükümlerinin uygulanması gerektiği, ilgili sözleşmenin maddesinin beşinci fıkrasında avukat tarafından takip edilen, davalının lehine veya aleyhine açılan her türlü dava ile yapılacak icra takiplerinde ve bu takiplere bağlı olarak açılacak davalarda karşı taraftan tahsil edilen avukatlık ücretinin de bir kısmının ödeneceğinin belirtildiği, buna göre başvuruculara 631,33 TL vekâlet ücreti ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Mahkemece tekrar ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, 11/5/2011 tarihli bilirkişi raporunda; 10/1/2011 tarihli rapordaki hesaplamanın en doğru ve Mahkemeye takdir hakkı veren bir rapor olduğu ifade edilmiştir. Bunun yanı sıra, Yargıtayın bozma ilamında taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ve maddelerine atıf yaptığı, sözleşmesinin maddesinin üçüncü fıkrasına göre sözleşmenin feshedilmesi halinde vekile ödenecek ücretin; sözleşmenin maddesine göre belirleneceğinin ifade edildiği, sözleşmenin maddesinde avukat tarafından takip edilen, davalının lehine veya aleyhine açılan her türlü dava ile yapılacak icra takiplerinde tahsil edilen avukatlık ücretinin, Türk Telekom A.Ş. avukatlarının tabi olduğu Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına ve Ödenmesine İlişkin Esaslar çerçevesinde belirleneceği hususunun yer aldığı açıklanmıştır. Buna göre sözleşme ile karşı tarafa açıkça tek taraflı düzenleme yapma hakkı tanınmadan bu şekilde yapılan atıfları sözleşmenin bir parçası olarak görmenin tereddütle karşılandığı belirtilerek Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına ve Ödenmesine İlişkin Esaslar’ınLimit başlıklı maddesinde ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarının tespitinde 14/7/1964 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin esas alınacağı, buna göre her bir başvurucunun vekâlet ücreti alacağının 232,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, 6/9/2011 tarihli ve E.2009/201, K.2011/872 sayılı kararla; taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla, bu sözleşmenin maddesinin son fıkrası ile sözleşmenin maddesi uyarınca başvurucuların ücret isteme hakkına sahip oldukları, sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla başvurucuların tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsil edilmeyen ancak tahsili mümkün hale gelen ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyalar ile tahsilat yapılmasının mümkün olmayacağı anlaşılan dosyalardan dolayı sözleşmenin maddesine göre isteyebilecekleri ücretin yıllık 116,00 TL olduğu, iki yıl süren sözleşmeye göre başvurucuların ayrı ayrı 232,00 TL alacak hakkının bulunduğu, sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla sonuçlanmayan ve sonucu belli olmayan dosyalar için başvurucuların harcadığı emek ve mesainin dikkate alındığı, maddeye göre isteyebilecekleri ücrete göre %10 oranında hak ve nesafet indirimi yapıldığı belirtilerek, toplam 640,80 TL vekâlet ücreti alacağının ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 26/2/2013 tarihli ve E.2012/6334, K.2013/4381 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 10/10/2013 tarihli ve E.2013/13765, K.2013/24933 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Başvurucular, 27/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 1136 sayılı Kanun’un “Vekâlet ücreti” kenar başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir: “Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” 657 sayılı Kanun’un 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklikten önceki maddesinin ilgili kısımları şöyledir: ... “(Değişik fıkra: 14/1/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 2/1/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2 nci maddesi, 7/6/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/1/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi, 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.” Davanın tarafları arasında imzalanan Türk Telekom Vekâlet Sözleşmesinin “Sözleşmenin Süresi” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: … “Sözleşmenin ister Avukat isterse Türk Telekom tarafından yenilenmemesi, feshedilmesi veya kendiliğinden feshedilmiş olması halinde, Avukat üzerindeki dosyaları, kendisine teslim edilmiş tüm evrak ve belge asılları ile birlikte yazılı ihbar tarihinden itibaren varsa gerekli hukuki işlemleri de tekemmül ettirmek suretiyle bir ay içinde eksiksiz ve bir yazı ilişiğinde Türk Telekom’a teslim etmek ve o tarihe kadar yaptığı işleri rapor düzenlemek suretiyle bildirmek ve söz konusu işlerin hesabını vermek zorundadır. Bu takdirde müstahak olacağı ücret iş bu sözleşmenin maddesine göre belirlenir.” Davanın tarafları arasında imzalanan Türk Telekom Vekâlet Sözleşmesinin “Ücret” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Avukat, düzenleyeceği serbest meslek makbuzu karşılığında, AAÜT’nin birinci kısım dördüncü bölümünde belirtilen miktarda aylık net ücret ödenecektir. Avukatın göreve başladığı ay ile görevi bıraktığı aya ait ücretler kıst olarak ödenecektir. Avukat tarafından takip edilen, Türk Telekom’un leh veya aleyhine açılan her türlü dava ile yapılacak icra takiplerinde ve bu takiplere bağlı olarak açılacak davalarda karşı taraftan tahsil edilen avukatlık ücretleri, Türk Telekom Avukatlarının tabi olduğu Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına ve Ödenmesine İlişkin Esaslar’ın hükümleri dairesinde Avukata ödenecektir.” Anayasa Mahkemesinin, 10/7/2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan E.2003/98, K.2004/31, K.T. 3/3/2004 tarihli kararıyla iptal edilen; 1136 sayılı Kanun’un 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun ile değiştirilen maddesi şöyledir: “Avukatlık sözleşmesinden ve vekâlet ücretinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlıklar, hukukî yardımın yapıldığı yer barosu hakem kurulunca çözümlenir.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi.