1. Hukuk Dairesi 2009/10716 E. , 2009/12231 K. "" MAHKEMESİ : FATİH 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 08/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava dışı alacaklı İ.E.. ile borçlu Nokta şirketi arasındaki borç ilişkisi nedeniyle 10.07.2002 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, alacaklının 53.000 USD alacağının teminatı olarak maliki olduğu dava konusu 1918 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün alacaklı İ..’e devredildiğini borcun 40.000 USD olan…
**1. Hukuk Dairesi 2009/10716 E. , 2009/12231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FATİH 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 08/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava dışı alacaklı İ.E.. ile borçlu Nokta şirketi arasındaki borç ilişkisi nedeniyle 10.07.2002 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, alacaklının 53.000 USD alacağının teminatı olarak maliki olduğu dava konusu 1918 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün alacaklı İ..’e devredildiğini borcun 40.000 USD olan bölümünün ödenmesine rağmen bakiye kısmın ödenmesinin birkaç gün gecikmesi nedeniyle alacaklının ödemeyi kabul etmeyerek taşınmazı muvazaalı olarak M. A..’e, bu şahsında durumu bilen davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; öncesinde çekişmeli bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı iken dava dışı şirketin alacaklılar İ.. E..ve M.. S..’e olan 53.000 USD borcundan dolayı borcun teminatı olarak alacaklı İ. E..’e 07.09.2001’de devredildiği, ödemeler tamamlandığında davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı yönünde 10.07.2002 tarihinde alacaklılar ile borçlu şirket vekili arasında harici sözleşme düzenlendiği ve tanıkların da sözleşme içeriğini doğrulayacak mahiyette beyanda bulundukları, bu sözleşmenin taşınmazın devri ile ilgili olarak kesin delil niteliğinde olduğunun kabul edildiği, dava dışı İsmet tarafından bu bağımsız bölümün dava dışı M..’ya temlik edildiği, M..’nın taşınmazı temlik alırken bedel ödemediğini bildirdiği, M..’nın ortağı olduğu anlaşılan S.. T.’ın oğlu C..’in vekil sıfatı ile son alıcı davalı S..’ya bağımsız bölümü aktardığı, davalı S..’nın ise taşınmazı bedeli karşılığı aldığını tasarruf edemediğini kiracısına sözlü ihtarda bulunduğunu S..’in gösterdiği Avukata vekalet verdiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu olgular birlikte değerlendirildiğinde tapu iptal ve tescile karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Nevar ki, Mahkemece son malik davalı S..’nın ediniminin iyi niyete dayalı olup olmadığı diğer bir deyişle TMK’nun 1023. maddesinin koruyuculuğu altında bulunup bulunmadığı tam olarak araştırılmamış, ayrıca kabule göre BK’nun 81.maddesinin olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği de tartışılmamıştır.