Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1690 E. , 2024/2164 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1690 Karar No : 2024/2164 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) -... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: ... Kozmetik Endüs…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1690 E. , 2024/2164 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1690 Karar No : 2024/2164 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) -... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: ... Kozmetik Endüstriyel Kimyasalları Otomotiv İletişim Bilgisayar Elektrik Elektronik Medikal İnşaat Malzemeleri İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin özel tüketim vergisi iadesi alması amacıyla organizasyon kapsamında sahte belge düzenlenmesi fiiline iştirak ettiğinin tespit edildiğinden bahisle davacı adına 2015 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ... Kozmetik Endüstriyel Kimyasalları Otomotiv İletişim Bilgisayar Elektrik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında dava konusu dönemlere ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatların 08/11/2020 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, bu fiile iştirak ettiği ileri sürülen davacı adına kesilen cezalara ait ihbarnamelerin 06/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği görüldüğünden, bu aşamada, asıl fail olan şirketin sahte belge düzenleme fiilinin sübuta erdiğinden bahsedilemeyeceğinden, bahsi geçen fiile iştirak ettiğinden bahisle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığının gerekli olduğu, ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerektiği, olayda öncelikle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'un 359. maddesinde suç olarak tanımlanan ve kasten işlenmiş hukuka aykırı bir fiilin varlığı ve davacının bu fiile iştirakini gösterir ceza mahkemesi kararının varlığının zorunlu olduğu, davada bu yönde idarece getirilmiş bir kanıt bulunmadığından, dava konusu işleminin iptali yolundaki mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezalarının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Kozmetik Endüstriyel Kimyasalları Otomotiv İletişim Bilgisayar Elektrik Elektronik Medikal İnşaat Malzemeleri İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin özel tüketim vergisi iadesi alması amacıyla organizasyon kapsamında sahte belge düzenlenmesi fiiline iştirak ettiğinin tespit edildiğinden bahisle davacı adına 2015 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 187. maddesinde, bir davanın daha önce başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğu yolundaki usule ilişkin itirazın ilk itirazlardan olduğu vurgulanmış; 194. maddesinde de, derdestlik itirazının kabulü halinde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir. 1086 sayılı Kanunun yerine kabul edilen ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ise, "derdestlik" ilk itirazlar arasında değil, dava şartlarını düzenleyen 114. maddenin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" hükmüne yer verilmek suretiyle doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde de, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine kabul edilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığı ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın, Dairemizin E:2022/3641 esasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmesinden; 07/01/2021 tarihinde açılan işbu davaya konu cezaların ... Vergi Mahkemesinin E:...esasına kayıtlı dosyasında dava konusu edildiği ve söz konusu davanın 04/01/2020 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, işbu davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerekirken, aynı davacı tarafından açılan ve tarafları, konusu, sebebi aynı olan bu ikinci davanın esasının incelenmesi suretiyle verilen temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.