7. Hukuk Dairesi 2010/4952 E. , 2011/3183 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 69, 118 ada 1 ve 252 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 100,58 m2, 20.880,71 m2 ve 2.690,30 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.…
**7. Hukuk Dairesi 2010/4952 E. , 2011/3183 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 69, 118 ada 1 ve 252 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 100,58 m2, 20.880,71 m2 ve 2.690,30 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı tapu kayıtlarına da dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu 114 ada 69, 118 ada 1 ve 252 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı ..., dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... ’den kaldığını, terekesinin paylaşılmadığını öne sürerek dava açmış, davalı taraf ise yargılama sırasında Mayıs 316 tarih 19, 20 ile 19.11.1964 tarih 15 ve 16 sayılı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazların bazı bölümlerinin ortak miras bırakan ... Büyüker’den kaldığı, bazı bölümlerinin ise davalı tarafından üçüncü şahıs ... ’den satın alındığını haber vermişlerdir. Mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle getirtilerek keşif mahallinde uygulanmamış, dava konusu taşınmazların ortak miras bırakandan kalan belirtilen bölümleri belirlenmemiş, ortak miras bırakan ... ’in terekesinin yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı üzerinde durulmamıştır. Öte yandan uzman bilirkişinin düzenlediği rapor da soyut nitelikte olup denetime elverişli değildir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafların tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kayıtlarına dayanan davalı tarafın kayıt maliki ile akdi ve irsi ilişkisi saptandığı takdirde tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, ortak miras bırakan ... ’in terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, tapu kayıtlarının haritaları var ise kapsamlarının haritasına göre belirleneceği düşünülmeli, haritaları yok ise kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, dava konusu taşınmazların davalının tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde tarafların ortak miras bırakandan kalan bölümler ile davalının satın aldığı bölümlerin belirlenmesi, tarafların ortak miras bırakandan kalan bölümler yönünden yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de göz önüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlı olduğu gibi, paylaşılmayan terekedeki mallar üzerindeki mirasçıların zilyetliğinin tereke adına izafeten olduğu, mirasçılardan birinin veya birkaç kişinin terekedeki taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin diğer mirasçılar aleyhine hüküm ifade etmeyeceği hususları dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde davacı ...’ya iadesine, 09.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.