T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2608 KARAR NO : 2026/618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2016/433 Esas 2023/413 Karar KARAR TARİHİ : 18/05/2023 DAVA : Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesin…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2608 KARAR NO : 2026/618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2016/433 Esas 2023/413 Karar KARAR TARİHİ : 18/05/2023 DAVA : Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili sigorta şirketinin de davalı gösterildiği dava dilekçesinde özetle; 18.10.2015 tarihinde daval ... ' a ait ve davalı ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç (... Motor) gece saat 01:00 sıralarında yaya kaldırımına çıkarak içlerinde müvekkilinin de bulunduğu bir grup yayaya çarptığını, bu müvekkili ... 'in ağır bir şekilde yaralandığını, tibia şaft kırığı (parçalı-açık), diz dâhil baldır kırığı, humerus üst uç kırığı, omuz ve üst kol kırığı, hematüri ve kafa içi yaralanma meydana geldiğini, müvekkili aynı günün akşamında çok parçalı açık kırık nedeniyle anestezi ile ağır bir ameliyat geçirdiğini, ameliyatının üç saat sürdüğünü, dizden ayak bileğine kadar çivi takıldığını, bu çivi de vidalarla tutturulduğunu, müvekkilinin 20.10.2015 tarihine kadar 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi ortopedi servisinde yatırıldıktan sonra bir ay istirahat verildiğini, 03.11.2015 tarihinde müvekkilinin bu kırık nedeniyle bir kez daha ameliyat edildiğini, tedavisinin halen devam ettiğini, artık eski yaşamına dönemeyeceği gibi büyük oranda sakat/malül kalacağını beyanla sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.432,68 TL tedavi gideri ve geçici iş göremezliği nedeniyle şimdilik 6.000,00 TL olmak üzere toplam 8.432,80 TL maddi tazminatın davalılardan (sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 30.000,00 TL manevi tazminatın da davalılardan (poliçe kapsamında ise sigorta şirketinden de) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09/07/2020 tarihli celsedeki beyanında maddi tazminat taleplerinden tüm davalılar yönünden feragat ettiklerini, sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirdiği, mahkemece aynı celse maddi tazminat davasının tefrikine karar verildiği ,eldeki davaya davalılar ... ve ... aleyhine manevi tazminat davası olarak devam edildiği anlaşılmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Dava dilekçesi davalı ... 'a 20/07/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, 29/11/2016 kayıt tarihli dilekçesinde özetle; olay günü müvekkilinin oğlu ... tarafından kullanılan motosikletin, diğer davalı ... 'nın motosikletin anahtarını ... 'un çantasından haberi olmaksızın alıp aracı tüm uyarılara rağmen alarak kaçırılmasından sonra trafik kazasının meydana geldiğini, motorsikletin park halinde bulunduğu yerden kaçırılmış olması nedeniyle müvekkile kusur izafe edilemeyeceği kanısında olduklarını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile bağdaşmadığını beyanla maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 'ya dava dilekçesi 15/04/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin 2 haftalık süre uzatım kararından sonra 23/05/2016 kayıt tarihli dilekçesinde özetle; olayda henüz kesinleşmiş bir Ceza Mahkemesi kararı bulunmadığı gibi davaya konu kaza, olayın gerçekleştiği anda başkaca maddi hasarlı trafik kazası yapan araçları taşımak amacıyla gelen oto kurtarma aracının yolu kapatması ancak herhangi bir emniyet şeridi ve işaret konulmamış olması nedeniyle, davalı müvekkilinin yolun kaza ve kurtarma amacıyla kapalı olduğunu son anda görmesi ve oto kurtarma aracına çarpmamak amacıyla direksiyonu kırması neticesinde gerçekleştiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, dava değeri eksik gösterilerek eksik harç yatırıldığını, eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, gerek Sosyal Sigortalar Kanunu, gerek İş Kanunu hükümleri gereğince, çalışan hastalık sebebiyle işe gidemeyecek durumda ise ve bu husus sağlık raporları ile sabitse çalışana ücretli izin verilerek çalışıyormuş gibi, ücreti ödenmeye devam ettiğini, dolayısıyla davacı taraf görev sırasında ağır bir kaza geçirdiğini ileri sürmekte ise, söz konusu kaza nedeniyle geçirdiği tedavi sürecinde çalışamadığından bahisle gelir kaybına uğradığı iddiasının kabul edilemediğini, manevi tazminat talebinin de haksız ve çok fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı ... ’un adına kayıtlı olan ... plakalı motosikleti, olay tarihi olan 18.10.2015 tarihinde, oğlu olan dava dışı ... ’a verdiği, davalı ... ’ın, ... ’un haberi olmadan gizlice anahtarı alıp motosikleti çalıştırıp gittiği ve yaya kaldırımında bulunan davacı ... ’e çarparak kazaya karıştığı, davalı ... ’un motosikletin çalınması olayı ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetçi olması üzerine davalı ... hakkında kullanma hırsızlığı suçundan açılan davada İzmir 36. Asliye Ceza mahkemesi’nin 2020/346 Esas, 2022524 Karar sayılı dosyasında atılı hırsızlık suçu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek 07/04/2023 tarihinde kesinleştiği, olayda davalı ... ’a atfedilecek bir kusur bulunmadığı, KTK’nun 107. Maddesi uyarınca motosikletin çalınmasında kusuru olmayan ... ’un işleten sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığından, davacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, davacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.10.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı zaman talep edilen tazminat miktarının enflasyon karşısında adeta yok olduğunu, yerel mahkemenin manevi tazminatın bir kısmını kabul etmesinin hakkaniyete ve yasalara aykırı olduğunu, kazayı yapan davalı ... araç sahibi davalı ... 'un yakın akrabası olduğunu, bu dava açıldıktan çok sonra aracın yeğeni tarafından çalındığına ilişkin bir şikayet söz konusu olduğunu, ayrıca İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun maluliyet değerlendirmesi kaza tarihinde mevcut olmayan (20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik) bir yönetmeliğe göre yapıldığından dikkate alınmamasını, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Raporunun esas alınmasını talep ettiğini beyanla kararın kaldırılarak; istinaf talepleri çerçevesinde manevi tazminat talebinin bütün davalılar yönünden tümüyle kabul edilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçelerle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup, aynı Kanunun 56. maddesine göre; bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana ve ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. İşleten de, 2918 Sayılı KTK'nun 3 ve 85.maddesi gereğince zarardan sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Ayrıca, kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Somut olayda, davacı 18/10/2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle sürücü ve işleten aleyhine manevi tazminat talep etmektedir. Dairemizce Uyap üzerinden yapılan sorgulamada kazaya ilişkin görülen ceza yargılamasında İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/468 Esas 2021/469 Karar sayılı 24/05/2021 tarihli kararı ile İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 'nin 24.08.2017 tarihli raporu hükme esas alınarak davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu kabulü ile bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine kararı verildiği, kararın İzmir BAM 14 CD'nin 2021/1807 e. 2021/2298 k. Sayılı 22/09/2021 tarihli ilamı ile kesinleştiği görülmüştür. Ceza yargılamasında alının adli raporlarda; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Madikolegal değerlendirme raporunda; trafik kazası sonrasında yaralandığı belirtilen davacının yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede olmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda yaralanması nedeni ile duyularından ya da organlarında birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine neden olmadığının bildirildiği görülmüştür. İDM'ce DEÜ'den alınan 28/02/2017 tarihli Medikolegal Değerlendirme Raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre %25,2 meslekte kazanma gücü kaybı , 180 gün geçici işgöremezlik süresi belirlendiği, ATK 2. İhtisas Kurulunun 25/03/2020 tarihli raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre engellilik oranının %0, iyileşme( iş göremezlik) süresinin 9 aya kadar uzayabileceği görüşünün bildirildiği görülmüştür. Her iki rapor da maddi tazminat talepleri yönünden olay tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmeliğe( Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,) göre düzenlenmemiş ise de; eldeki davada istemin sadece manevi tazminata ilişkin olması itibariyle ceza davası ve eldeki davada mevcut tıbbi belgeler ve raporlar ile davacıda meydana gelen bedensel yaralanmanın boyut ve niteliği anlaşılmakta olup, manevi tazminat takdirinde gözönünde bulundurulmalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi mahkemece ATK raporuna üstünlük tanındığına yönelik bir gerekçeye dayanılmadığından davacı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı işletene ilişkin istinaf nedenleri yönünden ise; Trafik Sicil kayıtlarında davalı ... davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikletinin malikidir. 2918 Sayılı KTK'nun "Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk" başlıklı madde 107 hükmüne göre, bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir. Somut olayda, İzmir 36 Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/346 Esas, 2022/524 Karar Sayılı 15/06/2022 tarihli kararı ile davalı ... 'nın haksız yere bulundurduğu anahtar ile motorsikleti kullanmak suretiyle kullanma hırsızlığı suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, kararın İzmir BAM 21 CD'nin 2022/2994 Esas, 2023/1748 Karar Sayılı 07/04/2023 tarihli ilamı ile kesinleştiği görülmüştür. Buna göre; kazaya karışan motorsikletin davalının oğlu ... 'ta iken diğer davalı ... tarafından ... 'ın bilgi ve rızası dışında kaçırılması suretiyle davalı ... sevk ve idaresinde olduğu sırada gerçekleşen kazada davalı ... 'nin KTK madde 107 hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerektiğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Manevi tazminata yönelik olarak yapılan incelemede; hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nesafetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu kazanın meydana geliş şekli, kaza tarihi , yeri , zamanı, davalının asli ve tam kusurlu oluşu, davacıda meydana yaralanmanın ağırlığı , tıbbi iyileşme süresinin uzunluğu, tarafların sosyal ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacının manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verilmesi somut olaya ve hakkaniyete uygun olacak iken kısmen kabul edilen miktarın yeterli olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenlerinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin davalı Ali Oruç yönünden kurulan hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin diğer davalı yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle; 1-Davacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının REDDİNE, 2-Davacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.10.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davalı ... yönünden kurulan hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin diğer davalı yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/433 Esas 2023/413 Karar sayılı 18/05/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının REDDİNE, bDavacının, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.10.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Davacı tarafından peşin yatırılan 512,32 TL' nın alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.536,98 TL harcın davalı ... 'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 512,32 TL karar ve ilam harcının davalıdan ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, ç) Davacı tarafından yapılan 0,75 TL dosya gideri, 4,30 TL vekalet suret harcı, 723,78 TL davetiye ve posta gideri olmak üzere 728,83 TL yargılama giderinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, d)Davalı ... tarafından yapılan 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... 'a verilmesine, e) Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, f)Davalı ... hakkındaki dava tamamen reddedildiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ... 'a verilmesine. 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 269,80 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan 50,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 13/03/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.