T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/558-2026/324 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4) DOSYA NO : 2025/558 Esas KARAR NO : 2026/324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2025 NUMARASI : 2022/405 Esas-2025/149 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşme…
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/558-2026/324 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4) DOSYA NO : 2025/558 Esas KARAR NO : 2026/324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2025 NUMARASI : 2022/405 Esas-2025/149 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin, 06.10.2009 ve 06.10.2010 günlü sözleşmeler ve proje protokolleri ile ile davalı şirketin kamyon projesi için çeşitli kalıpların üretimi işlerini üstlendiğini, bu sözleşme gereği üretilen tüm kalıpların sözleşme, protokol, hukuk ve fen kurallarına uygun olarak üretilerek davalı şirkete teslim edildiğini, en son kalıpların üretilmesi aşaması tamamlandığında davalı şirketin iflas ettiğini ve TMSF tarafından tüm varlıklarına el konulduğunu, bu aşamadan sonra müvekkilinin, karşısında bu kalıplar hakkında ilerleme kaydedebilecek, genel ve baskı test ve kontrollerini yapacak yada kalıpları teslim alacak hiçbir muhatap bulamadığını, daha sonra TMSF tarafından satışa çıkarılan ... şirketinin şu anki ortaklarınca satın alındığını ve işletilmeye başlandığını, böylece müvekkili şirketin, davalı şirketin yeni yönetimi ile görüşerek kalıpları küçük düzeltmeler gerekebilecek biçimde tamamladığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, bu arada kalıpların ufak tefek üretim hatalarının davalı şirketin tedarikçisi olan davadışı ... A.Ş tarafından düzeltilmesi ve bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin kalıpların desenlerinde değişiklik olabileceğini tanımladığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten sözleşme konusu kalıpları yerinde kontrol ederek teslim almasını bir çok kez istemiş olmasına karşın, davalı şirketin buna yanaşmadığını ve kalıpların, tedarikçisi olan davadışı ... A.Ş'nin adresine sevk edilmesini yazılı olarak bildirdiğini, bunun üzerine bu kalıpların ... A.Ş. adresine gönderilerek sevk irsaliyesi karşılığında teslim edildiğini, ancak, davalı şirketin kalıpları teslim aldıktan itibaren hiçbir biçimde anlaşmaya sadık kalmadığını, müvekkili şirketin önce çeşitli bahanelerle oyaladığını ve en sonra da görüşmeleri nedensiz yere durdurduğunu, borçlarını da ödemediğini, Karşıyaka 5. Noterliği’nden 10.03.2017 / 07225 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, ... A.Ş. neden aldığı hizmetlerin bedeli olduğunu iddia ettiği 425.000,00 TL + KDV nin ödenmesini istediğini, taraflarınca bu ihtara Ankara 24. Noterliği 24.03.2017 tarihli ve 10232 yevmiye numaralı ihtarname ile yanıt verildiğini ve borçlu bulunan tutarların ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirketin Bornova 3.Noterliği’nin 11.10.2017 gün ve 34213 yevmiye numaralı ihtarını keşide ettiğini ve sözleşmeyi 2. kez ve yine tek taraflı olarak feshettiğini, ancak bu kez ne olduğu açıklanamayan ve anlaşılamayan 1.664.280,00 TL zararlarının olduğunun belirtildiğini ve ödenmesi ihtarını yaptığını, ne olduğu anlaşılamayan ve her yönü ile açıklanmaya ve dayanağa muhtaç bu ihtara da Ankara 24. Noterliği 23.10.2017 tarihli ve 35887 yevmiyeli ihtarnamesi ile yanıt verilerek ihtar ve içeriğinin reddedildiğini ve borç bakiyesi ile sözleşmeden kaynaklanan kur farklarının ödenmesinin de yeniden ihtar edildiğini, taraflar arasındaki kayıtlar incelendiği takdirde müvekkili şirketin davalı şirketten 454.916,00 TL alacağı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme proje protokollerinin 3.4 maddesi uyarınca ödenmesi gereken kur farkı hesabının 2.834.766,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten sözleşmeye dayalı 3.298.682,00 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin bu noksanların giderilmesi bedelini 96.100,00 Euro karşılığı 413.230,00 TL olarak hesapladığını, bu bedel toplam alacaktan düşüldüğünde davalı şirketin 2.876.452,00 TL bakiye borcu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL toplam alacağın, ilk ihtar tarihi olan 24.03.2017 gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.05.2021 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği ıslah dilekçesinde, 2.881.620,54 TL'nin ilk ihtar tarihi olan 24.03.2017 gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin İstanbul'da bulunduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep edilen miktarın niteliği itibariyle bölünebilir olmadığını, hatta kesin ve açık belirlenebileceğini, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, davacının ileri sürdüğü alacak talebinin 2.876.452,00 TL olduğu dikkate alındığında, dava harçlarının re'sen bu miktar üzerinden tamamlattırılması gerektiğini, aksi halde yine davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekeceğini, 5 yıllık yasal zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ... OTOMOTİV SAN. VE TİC.A.Ş.'nin, davacının bahsettiği şirket yani “davalı” olmadığını, davalının, ticaret ünvanlarının birbirine benzemesi nedeniyle tüzel kişilikleri birbirine karıştırıldığını, davacının sözleşme akdettiği, kalıp ürettiği, teslim ettiği vs. işlerin muhatabının müvekkili şirket değil, halen aktif ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı, bir başka tüzel kişilik olan ... SANAYİ VE TİCARET A.Ş. olduğunu, davacının kestiği faturaların muhatabının dahi müvekkil olmadığını, davacı ile müvekkil ... OTOMOTİV SAN VE TİC A.Ş. arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, davacının tüm iddia ve taleplerini ... SANAYİ ve TİCARET A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bahsettiği ve asıl husumeti yönettiği, ... Sanayi A.Ş. ünvanlı şirketin halen hukuki ve mali varlığını devam ettirdiğini, ayrıca, ... Sanayi A.Ş.'nin geçmiş döneme dair tüm borçlarının, TMSF'nin kamusal ihalesi ile elde edilecek ihale bedelinden TMSF tarafından ödeneceğini, davacının sözleşmeye dayalı alacağı olduğunu iddia ettiği 454.916,00 TL'nin dayanağı olan proforma faturaların avans tutarlarının dahi ... tarafından ödendiğini, bu leasing bedellerinin TMSF tarafından ...'e ödendiğini, yani TMSF'nin de borcun kendisi tarafından ödenmesi gerektiğini kabul ve teyit ettiğini, bu çerçevede, davacının talebini tümüyle TMSF'ye ya da ... San. A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, davacının, dava konusu ettiği kalıplara dair ifa borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmediği gibi garanti borcunu da ihlal ettiğini, davacının alacıklı değil bilakis borçlu durumda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İhbar olunan TMSF vekili; Fon Kurulunun 16.05.2013 tarih ve 2013/135 sayılı kararı ile, Kurumları nezdinde amme borçlusu olan ... Grubu şirketlerinden olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin “temettü hariç ortaklık haklarıyla bu şirketlerin yönetimlerinin, 5411 sayılı Kanunun 134 üncü ve geçici 11 inci maddesi delaletiyle, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-a maddesi kapsamında Fon tarafından devralınmasına karar verildiğini ve bunu takiben anılan şirkete Fon tarafından yönetim kurulu üyeleri atandığını, akabinde tesis edilen 23.05.2013 tarih ve 2013/143 sayılı Fon Kurulu kararı ile, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait olup, 6183 sayılı Kanun kapsamında haczedilen gayrimenkuller, menkul mallar ve Türk Patent Enstitüsü nezdindeki hakları ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeler ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek “... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” adı altında bir ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına da karar verildiğini, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün, Fon Kurulunun 30.01.2014 tarih ve 2014/29 sayılı kararıyla 985.000.000 TL muhammen bedelle satışa sunulduğunu, Fon tarafından 30.04.2014 / 02.05.2014 tarihlerinde gerçekleştirilen açık artırma / pazarlık ihaleleri neticesinde ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü 751.000.000 TL bedelle, ... Mali Yatırım ve Danışmanlık A.Ş. ye (yeni ünvanı ... Otomativ Sanayi. ve Ticaret. A.Ş.) ihale edildiğini, Fon Kurulunun 17.07.2014 tarih ve 2014/175 sayılı kararına istinaden, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün satışı onaylandığını ve devam eden süreçte ihale bedelinin 15.08.2014 tarihinde tahsil edilerek, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Devir ve Teslim Anlaşması ile bütünlüğün mülkiyetinin, ... Mali Yatırım ve Danışmanlık A.Ş.ye (Yeni Ünvanı: ... Otomotiv Sanayi. ve Ticaret. A.Ş.) geçtiğini, ... San. ve Tic, A.Ş. ile üçüncü şahıslar ve davalı şirket arasında varlığı iddia edilen husumetlerin müvekkiline yöneltilmek istenmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın taraflarınca kabul edilmediğini, ihbar talebine itiraz edildiğini ve anılan davaya Kurumları tarafından iştirak edilmeyeceğini belirtmiştir. İhbar olunan ... Finansal Kiralama AŞ vekili; davalı şirketin ürettiği ağır kamyon serisi araçlarda kullanılacak bir kısım parçaların enjeksiyon kalıp imalinin finansal kiralama yolu ile finanse edilmesi için müvekkili şirketle finansal kiracı ... arasında 1007715, 1008027, 1208279 nolu finansal kiralama sözleşmeleri akdedildiğini, söz konusu finansal kiralama sözleşmesine konu kalıpların üreticisi ve satıcısının davacı ... firması olduğunu, söz konusu kalıpları belirli bir takvim dahilinde imalini ve davalı finansal kiracı ...’ye teslimini takiben finansal kiracı/davalı ...'nin, teslimatı tevsik eden sevk irsaliyeleri ve/veya teslim-tesellüm belgelerini “ONAY”ı ile davacı/satıcı ödemelerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davacı ... tarafından tanzim edilen ve davalı ... tarafından teslim alınarak ödeme onayı verilen 36 adet faturadan 30 adedinin bedelinin bu şekilde ödendiğini, 6 adet faturaya ait %80'lik kısmını oluşturan 454.916,00 TL bakiye bedelin davacı/satıcıya ödenebilmesi için finansal kiracı/davalının "onay" vermesi beklendiğini, tarafların arasındaki bu nizanın çözülmesi durumunda belirtilen fatura bedelinin ödeneceğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Toplanan deliller, dosya içeriği ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı gerekçesi, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeler konusu kalıpların ayıplı olduğunu davacının da kabul ettiği ve bu duruma göre alacak talebinde bulunduğu, protokollerin 3.4. maddesinde TL. ödemelerin ödeme tarihindeki TCMB EURO satış kurundan çevrileceği, aradaki kur farkının da ayrıca karşılanacağının kararlaştırıldığı, 11/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı alacağının 2.839.934,54 TL olduğu hesaplanmış ise de, davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunduğundan ve TBK'nın 478 maddesi uyarınca, açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapıları dışındaki eserlerde iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığından, ayrıca teslim edilen imalatlardaki ayıpların giderilerek kullanıldığı belirtilerek ağır kusurlu sayılamayacakları kanaatine varılarak, ıslah edilen miktar zamanaşımı yönünden reddedilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yükleniciye 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini, TBK'nın 147/6.maddesinin uygulanması gerektiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarının mevcut olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının istinaf harcını eksik yatırdığını, ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi kabul edilse dahi sürenin dolduğunu, ihtarnamenin zamanaşımını kesmeyeceğini, taraflar arasında sonradan akdi ilişki kurulmadığını, ihbar olunan ile davacı arasında sadece bir protokol mevcut olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 2017/688 Esas-2021/792 Karar sayılı kararının Dairemizin 05/04/2022 tarih, 2022/248 Esas, 2022/351 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir. 1- Hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar (HMK m. 297/1-c). Somut olayda Mahkemece davacının ıslahla talep ettiği kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilirken Dairemizin denetim imkanını ortadan kaldıracak ve yasal düzenlemeye aykırı olarak zamanaşımı başlangıç tarihinin gösterilmemesi doğru görülmemiştir. 2- 6098 sayılı TBK'nın 478. maddesi uyarınca yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Diğer yandan, ayıp dışındaki eser sözleşmesinden doğan alacaklar için ise TBK’nın 147/6 maddesindeki beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Hiç şüphesiz, TBK’nın 478. maddesindeki zamanaşımına ilişkin özel düzenlemenin uygulanması için talebin münhasıran eserin ayıplı şekilde tesliminden kaynaklı olması gerekir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/2700 Esas - 2025/3216 Karar). Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağına ilişkin olup TBK'nın 147/6 maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı süresine göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- O halde Mahkemece yapılacak işlem denetime elverişli şekilde zamanaşımı başlangıç süresinin gerekçede gösterilerek TBK'nın 147/6 maddesi gereğince ıslah edilen kısım yönünden sonuca gidilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/03/2025 tarih ve 2022/405 Esas-2025/149 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Katip ✍e-imzalıdır