Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/369 E. , 2024/1489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/369 Karar No : 2024/1489 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (.. Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmekted
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/369 E. , 2024/1489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/369 Karar No : 2024/1489 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (.. Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Yeminli mali müşavirlik hizmeti veren davacı şirket adına, ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen üretim tasdik raporuna istinaden, özel tüketim vergisi kaybına neden olunduğundan bahisle, 2008 ve 2009 yılların muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ara karara cevaben gönderilen bilgi ve belgelere göre asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, ilanda şirket adresi olarak "... Mahallesi Nato Yolu Altı - ZİLE" adresinin yazılı olduğu, ancak, ... Mahallesi Muhtarlığına ilan yazısının bir suretinin gönderildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi sunulan belgeler içerisinde buna ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı, bu durumda, asıl borçlu şirket nezdinde amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Zile Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Şeyh Ali Mahallesi Muhtarlığına gönderilen 04/11/2013 tarih ve 1106 sayılı yazı, bu yazıya ilişkin tebliğ alındısı ve muhtarlık tarafından düzenlenen 13/11/2013 tarihli ilan tutanağının temyiz dilekçesinin ekinde ibraz edildiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun bir şekilde ilanen tebliğ edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Olayda, 13/11/2013 tarihinde ... Muhtarlığı tarafından düzenlenen ilan listesinin asılarak ilan edildiği ve 23/12/2013 tarihli tutanak ile de askıdan indirildiğine dair tanzim edilen tutanakların eklerinin getirtilerek, ilgili yazılarda davacı şirketin bulunup bulunmadığının ortaya konularak karar verilmesi, davacının listede bulunması halinde de, müşterek ve müteselsil sorumluluğun düzenlendiği yukarıda yer verilen mevzuat çerçevesinde, yeminli mali müşavirlik şirketinin (tüzel kişiliğin) müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında takip edilip edilemeyeceği hususunun ayrıca değerlendirilerek yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Yeminli mali müşavirlik hizmeti veren davacı şirket adına, ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen üretim tasdik raporuna istinaden, özel tüketim vergisi kaybına neden olunduğundan bahisle, 2008 ve 2009 yılların muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ''Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması'' başlıklı 8. maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceğinin belirtildiği, 101. maddesinde; bilinen adreslerin sayıldığı, 102. maddesinde; muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halininin, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunarak merciine iade olunacağı, 103. maddesinde; tebliğin, ilan yoluyla yapılabilmesi için muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden mektubun geri gelmesi, posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması gerektiği, 104. maddesinde ise; ilan yazısının tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılacağı ve bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş; aynı maddede, beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun ''Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk'' başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında; yeminli mali müşavirlerin gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediklerini tasdik edecekleri, 4. fıkrasında; yeminli mali müşavirlerin yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtmeleri gerektiği, aynı maddeye 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 107. maddesiyle eklenen 5. fıkrada ise; yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan mali sorumlulukları ile disiplin sorumluluklarının ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edileceği, bu kapsamda yeminli mali müşavir hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için yeminli mali müşavirin yazılı savunmasının isteneceği, savunma isteme yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma yapılmaması durumunda ilgili yeminli mali müşavirin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'un 12. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesinin 2. fıkrasında; inceledikleri ve sonucunda tasdik raporu düzenledikleri konu ve belgelerin gerçeği yansıtmaması ve doğru olmaması halinde, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan 213 ve 3568 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde Borçlar Kanunu'nun "Tam teselsül" hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emirleri muhteviyatı vergi ve cezalara ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen 26/04/2013 tarihli vergi/ceza ihbarnamelerinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine, 20/05/2013 tarihli muhtar nezdinde düzenlenen adres tespit tutanağına "şirket ortaklarının ikameti terk ettiği açık adreslerinin bilinmediği" şerhinin düşüldüğü, akabinde, bu ihbarnamelerin şirketin ortağı olan Eren Oras'ın tespit edilen ikamet adreslerinde 01/06/2013 ve 08/06/2013 tarihlerinde 2 defa tebliğ edilmeye çalışıldığı, muhatabın adreslerde bulunamadığı şerhi düşülmesini takiben de ilanen tebliğ yoluna gidildiği görülmektedir. Her ne kadar, temyize konu karar ile, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, ilanda şirket adresi olarak "... Mahallesi Nato Yolu Altı - ZİLE" adresinin yazılı olduğu, ancak, ...Mahallesi Muhtarlığına ilan yazısının bir suretinin gönderildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi, sunulan belgeler içerisinde buna ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı, bu durumda, asıl borçlu şirket nezdinde amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş ise de; temyiz dilekçesi ekinde ... tarih ve ... sayılı yazının ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, 13/11/2013 tarihinde ... Muhtarlığı tarafından düzenlenen ilan listesinin asılarak ilan edildiği ve 23/12/2013 tarihli tutanak ile de askıdan indirildiğine dair tanzim edilen tutanakların eklerinin getirtilerek, ilgili yazılarda davacı şirketin bulunup bulunmadığının ortaya konulması, listede bulunduğunun görülmesi halinde de, davacı hakkında yeminli mali müşavir sorumluluk raporunun düzenlendiği 14/05/2013 tarihinden sonra, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 12. maddesine 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun ile eklenen 5. fıkra uyarınca davacının sorumluluğu yoluna gidilmesi için yasal olarak aranılan yazılı savunmasının alınıp alınmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasından sonra, müşterek ve müteselsil sorumluluğun düzenlendiği mevzuat çerçevesinde, yeminli mali müşavirlik şirketinin (tüzel kişiliğin) müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında takip edilip edilemeyeceği hususunun da ayrıca değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.