11. Hukuk Dairesi 2011/13983 E. , 2012/20276 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2011 tarih ve 2010/28-2011/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içer…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13983 E. , 2012/20276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2011 tarih ve 2010/28-2011/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin "AS KURUKAHVECİSİ" markasını 02.09.2008 tarihinde tescil ettirdiğini, "A&K AS" harflerinin üzerinde sincap resmi olan markanın da davalı adına 17.09.1998 tarihinde tescil olunduğunu, davalının müvekkilinin marka ve amblemini taklit ederek ve kahve paketlerini müvekkili paketlerine benzeterek haksız menfaat sağladığını, davalının markaya tecavüz eylemi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkili markasına yapılan tecavüzün önlenmesini, taklit edilen malların toplatılmasını, araç olarak kullanılan ekipmanlara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen hükümsüzlük davasının reddini savunmuştur. Davalı-karşı davacı vekili, asıl davaya cevap vermemiş, birleşen davada, müvekkilinin 1996 yılından beri "AS Türk Kahvesi" adı altında ürün sattığını, davalı markası ve kullanımının müvekkili markasıyla iltibas yarattığını, müvekkilinin 2000 yılından beri ürünlerini aynı ambalajla satışa sunduğunu ileri sürerek, davalı markasının hkümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.