5. Ceza Dairesi 2010/11647 E. , 2012/11981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararına göre 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin; sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, 6352 sayılı Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemel
**5. Ceza Dairesi 2010/11647 E. , 2012/11981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararına göre 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin; sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, 6352 sayılı Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; ... Devlet Hastanesinde ortopedi uzmanı olarak görev yapan sanığın, attan düşme sonucu ayağı kırılan ve tedavi için aynı hastaneye getirilen katılan ...'ı ameliyat etmeye karar verdikten sonra, özel muayenehanesine katılanın yakınlarının gelmesini isteyerek, ayrıca aynı hastanede çalışan ve katılanın yakını olan ... ve ... aracılığıyla para talebinde bulunduğu ve bu şekilde, görevinin gereklerine uygun davranmak için kendisine çıkar sağlamaya teşebbüs ettiği, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 257/3'deki görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle sanığın beraetine karar verilmesi, Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK'nın 257/1. maddesindeki ceza miktarının indirilmesine rağmen, bu fıkraya atıfta bulunan ve sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın aleyhe sonuç doğurması, yine hükümden sonra 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın rüşvet suçunu düzenleyen 252. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, bu eylemin TCK'nın 252. maddesi kapsamında rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturması, her iki kanun hükümleri karşılaştırılarak TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.