İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Van/Urartu ilinde bulunan ... (...)…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/733 KARAR NO : 2025/1863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/01/2022 NUMARASI : 2020/577 Esas - 2022/9 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Van/Urartu ilinde bulunan ... (...) ile ticari alışverişi yaptığı, müvekkili ...'a sipariş üzerine bir çok mal gönderdiği, fazla kalan mallarını ücretini iade ederek teslim almak istediğini, ... da müvekkiline ait ellerinde fazladan kalan malları-ücretini iade aldıktan sonra 01.11.2019 tarihinde müvekkile gönderilmek üzere Van ... .../Urartu Şubesine teslim ettiğini, ürünler 01.11.2019 tarihinde ... ... tanzim numarası ile İstanbul'da bulunan müvekkile gönderilmek üzere yola çıktığını, gönderilen paketler içinde 15 koli içerisinde toplam 142 adet Led Panel bulunduğunu, gönderilen ürünler İstanbul'a ulaştığında ürünlerin nakliye esnasında ıslanarak kullanılmaz hale geldiği tespit edilen fotoğraflarla kayıt altına alındığını, kullanılmaz hale gelen malların müvekkili firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin ... ...'ya yapmış olduğu tüm başvuruların semeresiz kaldığını, ... tarafından olumlu ya da olumsuz hiçbir dönüş yapılmadığını, cihaz müvekkilinin başka müşterilerine satışını yapacağı o tarihlerde piyasada pek bulunmayan bir mal olması sebebiyle yokluğu müvekkiline ciddi mağduriyetler yaşattığını, müşterileri ile ciddi mağduriyetler ile sorunlar yaşamasına neden olduğunu, ... ... şirketi tarafından taşıma esnasında hasara uğraması nedeniyle müvekkili adına teslim alınmayan ürünlerin 15.620,00 TL bedelinin ve mahrum kalınan kârın tazmini, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Teslim anında kargonun içeriği ve değerinin müvekkili taşıyana bildirilmediğini, Posta Hizmetleri Kanunu posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği başlıklı 7. Maddesi uyarınca müvekkili şirketin ... gönderilerine ilişkin içerik bakması yasak olduğunu, dava dilekçesindeki beyanları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu kargonun ne olduğu ya da mevcut durumu teslim anında taşıyan bildirilmediğinden ve fatura ile irsaliye ibraz edilmediğini, kargonun içeriği ve tabii olarak ne durumda olduğu müvekkili şirket tarafından bilinmediğini, davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, kargonun içeriğinde bulunduğu iddia edilen ürünün ikinci el veya arızalı olma ihtimali dahi bulunmakta olduğunu, olayda tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, talep edilen tazmin talebi fahiş olup, TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibi benimsendiğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından esasa ilişkin itiraz ve beyanları göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, düzenlenen bilirkişi heyet raporu ve ek rapor, toplanıp değerlendirilen delillere göre; Davacıya ait malların birlikte ticaret yaptığı ...(...)'da fazla kalanlarının iadesi için 01.11.2019 tarihinde davacıya gönderilmek üzere Van ... ... Urartu Şubesine teslim edildiği, 18/02/2020 tarihinde Bakırköy Merkez Depo Şubesine geldiği, sevk irsaliyesi ve irsaliye faturada görüldüğü üzere 15 koli içerisinde 142 adet (60x60) led panel bulunduğunun anlaşıldığı, taşıyıcının gönderenden emtiayı tam ve hasarsız almış olmasına karşın gönderilen alıcısına teslim ettiğini dosya kapsamında ispatlayamadığı, geçici zilyetliğinde taşıdığı eşyaya özen borcunu göstermeyerek edimini yerine getirmediği, emtia-kargoyu zıyaa uğrattığı, alınan heyet raporu ile elektrik mühendisi bilirkişi tarafından "taşınan ürünün bedeli olarak davalı taşıyıcının davacıya sınırlı sorumlu olduğu üst sınır olarak hasar tazmini ile yükümlü olduğu, zıyaa uğrayan kargosu için davacı yanın davalıdan 22.313,88-TL talep edebileceği, tarafça fatura edilen ve dava konusu edilen tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğunun, taşınan ürününün bütün sorumluluğunu teslim edinceye kadar davalı ... şirketine geçeceğinden zarardan davalı taşıma şirketinin olduğu anlaşılmakla; dosya kapsamına, denetime ve kanaat edinmeye elverişli bilirkişi heyet raporu ve ek raporu doğrultusunda oluşan vicdani kanıya göre davacı tarafça açılan davanın kabulüne, 15.620,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki beyanlarında da ifade ettikleri üzere mezkûr taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkil şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğinin açık olduğunu, TTK md. 864 uyarınca, gönderen kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zarar göndericiye ait olduğunu, bu anlamda gönderici kargonun içeriği ve değeri taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirmekle mükellef olup yapılan eksik bildirimler dolayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin kabul edilemeyeceğini, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, zira TTK md. 864 hükmü gereği gönderici gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olup eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun kendisine ait olduğunu, keza Karayolu Taşıma Kanunu md. 8 de, taşımaya konu ... içeriğinin taşıyana tam ve doğru beyan edilmesini, eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun gönderenin kendisine ait olacağını açıkça öngördüğünü, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkili şirketin söz konusu olayda sorumluluğunun bulunduğu kabul edilecek olsa dahi TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibinin benimsendiğini, ancak bilirkişi raporunda belirlenen özel çekme hakkı hesabında daha önce de belirttikleri üzere rapor tarihindeki kur dikkate alınarak yanlış hesaplama yapılmış olup, bu şekilde hüküm kurulduğunu, dosya içeriğinde mevcut bulunan önceki tarihli tüm beyan, talep ve iddiaları tekrarı ile birlikte eksik incelemeye, usul ve yasaya aykırı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/577 E. - 2022/9 K. Sayılı ve 07.01.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden reddine dair hüküm kurulmasına; bu talepleri kabul edilmez ise mahkeme kararının kaldırılması ile dosyanın mahkemesine iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine; karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, yurtiçi ... taşıması için davalıya teslim edilen emtianın taşınması sırasında zarar görmesi ve alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın ve mahrum kalınan karın tazmini istemine ilişkindir .İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hasar gören ve alıcısına teslim edilmeyen ... nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı, ... içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı noktasındadır.Dosya kapsamından 01.11.2019 tarih ve ... Taşıma İrsaliye No.lu ... teslim alma belgesi ile ... gönderisinin dava dışı ... tarafından alıcısı olan davacıya gönderilmek üzere davalı ... şirketine teslim edildiği ancak kargonun davacıya teslim edilmediği ihtilafsızdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 129. maddesi uyarınca kendi adına sözleşme yapan kişi sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir yükümlülüğü koydurmuşsa edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.Somut olayda davacının, alıcısı olduğu ... sözleşmesi ile dava dışı 3.kişi tarafından kendisine gönderilen eşyaların maliki olduğunu ileri sürmesine göre davaya konu taşıma sözleşmesi 3. Kişi yararına yapılan sözleşme olup, davacıya gönderilen kargonun teslim edilmemesine göre de zarar talebi yönünden davacı, aktif husumet ehliyetini haizdir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır. 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ... ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde de ... ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Somut olayda davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, gönderi ile birlikte fatura, sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir.Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında ... içeriğinin, dava dışı gönderici ...'ın davacı hakkında düzenlediği 01.11.2019 tarihli 1052 nolu sevk irsaliyesi ve 3185 No.lu irsaliyeli fatura içeriğiyle aynı olduğunun kabulü gerekir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 875.maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. TTK'nın 880/1. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Anılan maddesin 3. Fıkrasına göre ise, eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı (ÖÇH) ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda dava dışı gönderici tarafından düzenlenen irsaliye ve davalı tarafından düzenlenen teslim belgesine göre davaya konu ... davalıya teslim edilmiş, kargonun nakliye esnasında ıslanarak kullanılamaz hale geldiğinin tespit edilmesi üzerine davacı tarafından teslim alınmamıştır. Dosya kapsamına göre gönderenden emtiayı tam ve hasarsız şekilde alan davalı, kargoyu davacıya teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Buna göre ziyanın taşıma sırasında oluştuğu ve davalının oluşan zarardan TTK'nın 875. maddesi gereği sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı, ... içeriğinin kendisine bildirilmediğini ve bundan doğan zarardan sorumlu olmadığını iddia etmekte ise davalı tarafın istinaf başvurusunu dayandırdığı TTK'nın 864. maddesi hükmü, göndericinin taşıyıcıya karşı olan kusursuz sorumluluğuna yani ... içeriğinin bildirilmemesi nedeniyle taşıyıcının uğradığı zararın gönderici tarafından karşılanmasına ilişkin bir düzenleme olup, taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme değildir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, sınırlı sorumluluk esaslarına göre değerlendirilme yapılmış; taşıma senedinde ilgili kargonun 15 koli ve 225 kg olduğu ibarelerine yer verildiği dikkate alınarak üst sınır 1.874,25 (ÖÇH) SDR olarak belirlenmiş ve ek bilirkişi raporunun tanzim tarihinde 1 SDR 11,9055 TL olduğundan davalı taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırı 22.313,88 TL olarak hesaplanmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre TTK'nın 882. maddesindeki taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının karar tarihi itibari ile geçerli SDR kuru üzerinden hesaplanması gerekmekte olup, karar tarihinde 1 SDR'nin 19,2505 TL olduğu gözetildiğinde dava dışı gönderen tarafından tanzim edilen 01.11.2019 tarihli 3185 No.lu irsaliyeli faturada yazılı olan 15.620 TL (KDV dahil) bedelin davacının zararı olarak kabul edilerek bu miktar üzerinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yokturHMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 266,75 TL harcın, alınması gerekli olan 1.067,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 800,25 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025