11. Ceza Dairesi 2023/6942 E. , 2024/2523 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/497 E., 2023/340 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma SUÇ TARİHLER: 2011, 2012 HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü K
**11. Ceza Dairesi 2023/6942 E. , 2024/2523 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/497 E., 2023/340 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma SUÇ TARİHLER: 2011, 2012 HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 3'er yıl hapis, kullanma suçundan 3'er yıl hapis, 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 3'er yıl hapis, kullanma suçundan 3'er yıl hapis, sanık ... hakkında 2012 takvim yılnda sahte fatura düzenleme suçundan 3 yıl hapis, kullanma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; yasa değişikliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/340 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15'er gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15'er gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılık Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,sanık ... hakkında 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklardan ... hakkında eksik ceza tayin edildiğine ve lehlerine vekalet ücreti hükmolunmadığına ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklardan ... hakkında kurulan hükümde gerek sanık adı gerek de mahkumiyet kararı verilen suç adı bakımından çelişkiye düşüldüğüne ve eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. Sanık ...'in temyiz isteği; yüklenen suçlarla ilgisinin bulunmadığına ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğine, suç tarihinde tutuklu bulunan sanığın yüklenen suçları işlemesinin fiilen imkansız olduğuna, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğuna ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR ... İnsan Kaynakları Rek. İnş. Gıd. Tem. Kozmetik Orman Ürnl. San. Tic. Ltd. Şti.ninn 26.07.2011tarihinde sanıklardan ...'in % 60 hissedar ve şirket yetkilisi gösterilmesi suretiyle kurulduğu, ...'in 05.09.2011 tarihinde hisselerini sanık ...'e, ...'ün de 02.08.2012 tarihinde sanık ...'e devrettiği, şirketin faaliyetine uygun sermayesi, duran varlıkları ve giderleri bulunmadığı halde kurulduğu tarihten itibaren oldukça yüksek tutarlarda faturalar düzenlediği, şirketin mal alımında bulunduğunu bildirdiği firmaların gerçek bir ticari faaliyetlerinin olmayıp haklarında vergi inceleme raporları düzenlenen, vergi mükellefiyetlerine vergi dairelerince re'sen son verilen ya da gerçekte var olmayan firmalar olduğundan bahisle sanıklar ... ve ...'ün 2011 ve 2012 takvim yıllarında, sanık ...'in 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından cezalandırılması istemiyle dava şartı olan komisyon mütalaasına uygun olarak açılan kamu davasında; bozma doğrultusunda beyanları tespit edilen sanıkların kamu zararını gideremeyeceklerini beyan etmeleri nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE; A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların savunmalarına göre, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1. Sahte fatura düzenleme suçu yönünden; suça konu faturaların asıllarının, ilgili vergi dairelerinden sorulmak suretiyle getirtilip dosyada mevcut faturalarla birlikte sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; sanık savunmalarında adları geçen ... .......,..... ve ...... in açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılmaları, 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, adı geçen kişilerin de faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri hâlinde; sanık ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, 2. Sahte fatura kullanma suçu yönünde; faturaları düzenleyen mükellef/mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, Sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekçelerle eksik araştırma ve inceleme hükümleri kurulması, 3. Kabule göre de; a. Sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasında " Sanık ... hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/b maddesi kapsamında Sahte Fatura Kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası yönünden; Sanık Erdem Öztürk'ün üzerine atılı Sahte Fatura Düzenlemek suçundan sabit olan..." denmek suretiyle hükmün karıştırılması, b. Sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.11.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/340 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafiileri ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan vekili ... sanık ... hakkında 2011 takvim yılında sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarını da adli kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiğine dair ek gerekçesi ile oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi. DEĞİŞİK EK GEREKÇE Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 28/03/2024 tarihli, ilamındaki V sayılı (sanık ... hakkında 2011 takvim yılında sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından kurulan hükümlerin de bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne aşağıda belirtilen değişik ek gerekçe ile birlikte katılıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir. İnceleme konusu bozma üzerine verilen yerel mahkeme kararında sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2011, 2012 takvim yılları) ilişkin TCK'nin 43. maddesi de uygulanmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nin 43/1 maddesine göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCK’nin 66/6 maddesine göre; “... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar.” Yerel mahkemece sanığın birden fazla takvim yılına ilişkin sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine dair hüküm kurulmuş olup, inceleme tarihi itibariyle bazı takvim yılına ilişkin suçlardan açılan kamu davalarının yasada öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddeleri uyarınca düşürülmesi zorunludur. Sanığa atılı sahte belge düzenleme suçuna öngörülen olağan zamanaşımı süresi TCK’nin 66/1-e maddesine göre 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise TCK’nin 67/4 maddesine göre 12 yıldır. TCK’nin 43/1 maddesindeki düzenlemeye göre zincirleme suçlar aynı suç işleme kararı ile işlenmiş olmasına rağmen her biri bağımsızlığını korumaktadır. Buna karşılık bağımsızlığı koruyan suçlara tek bir ceza verilmesi, ancak bu cezanın artırılarak uygulanması benimsenmiştir. Dolayısıyla zincirleme suç kurumu sanık lehine bir düzenlemedir. Zincirleme olarak işlenen her bir suç bağımsızlığını koruduğu içinde birbirinden bağımsız olarak zamanaşımına uğraması gerekir. Diğer bir değişle zincirleme olarak işlenen suçlardan bazılarının zamanaşımına uğraması halinde bu suçların zincirden çıkarılması ve yalnızca zamanaşımına uğramayan suçların cezalandırılması gerekir. ( TANER, Fahri Gökçen, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s.165; KUNTER, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, s.69; ayrıca TAŞDEMİR Kubilay, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, 2. Bası, Ocak 2015, s.134) TCK’nin 66/6. Maddesindeki düzenleme zaman aşımının başlangıcının tespit açısından mahkemelere ışık tutan bir düzenlemedir. Diğer bir deyişle, yasa koyucu zincirleme şekilde işlenen suçlarda zamanaşımının zincirin hangi halkasından başlatılacağına ilişkin bir belirleme yapmaktadır. Esasen böyle bir düzenleme olmasaydı dahi suç teorisi gereği zamanaşımının zincirin en son halkasından başlatılması gereklidir. Dolayısıyla kural olarak dava zamanaşımı süresi zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren başlarsa da bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bu suçlar arasındaki zaman aralıkları net ve ayrı ayrı belirlenebilecek durumda ise zincirin halkasını teşkil eden suçlardan bir kısmının diğer suçlardan bağımsız olarak dava zamanaşımına uğraması mümkündür. TCK’nın 43/1. maddesinde fiillerin çokluğu korunurken cezanın birliği ilkesi benimsendiğine göre inceleme tarihi itibariyle zincirleme suçun halkalarına oluşturan suçlardan biri ve birkaçının zamanaşımına uğraması halinde bu suçlar bakımından düşme kararı verilmesi zorunludur. Çünkü TCK’nin 66/6. maddesi fiillerin çokluğunu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Bu açıklamalar ışığında inceleme tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı gerçekleşen (2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından açılan) kamu davalarının düşmesi gerektiğine işaretle bozulması gerektiği görüşündeyim. 29/02/2024