Başvurucu, 6/11/2009 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde sigorta şirketine karşı açmış olduğu tazminat davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 6/11/2009 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde sigorta şirketine karşı açmış olduğu tazminat davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 28/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 22/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, kocasının trafik kazasında vefat etmesi üzerine sigorta şirketi aleyhine 6/11/2009 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi, 30/6/2010 tarih ve E.2009/831, K.2010/575 sayılı ilamıyla davanın kabulüne ve başvurucuya tazminat ödenmesine karar vermiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 1/11/2011 tarih ve E.2010/10030, K.2011/10170 sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosyada rastlanılamadığından, temyizin süresinde yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını belirterek, yerel mahkeme hükmü başvurucuya tebliğ edilmiş ise tebliğ belgesinin dosyaya konulması ya da kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tebliğ tarihinin saptanması, aksi halde gerekçeli kararın davalıya usulen tebliği ile temyiz süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir. Eksikliğin tamamlanmasından sonra Yargıtay Hukuk Dairesi, 15/5/2012 tarih ve E.2012/3339, K.2012/6207 sayılı ilamıyla kararı onamıştır. Onama kararına karşı davalılar tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi, 29/11/2012 tarih, E.2012/14509, K.2012/13322 sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin süresinde yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir. Eksikliğin tamamlanmasından sonra Yargıtay Hukuk Dairesi, 23/1/2014 tarih ve E.2013/17853, K.2014/798 sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir. Yargıtay kararının başvurucuya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Başvurucu, 28/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ve maddeleri.