Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16977 E. , 2024/7538 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16977 Karar No : 2024/7538 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ..
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16977 E. , 2024/7538 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16977 Karar No : 2024/7538 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsüne bir dahlinin olmadığı, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının anayasal dayanağının kalmadığı, Bank Asya nezdindeki işlemlerinin olağan bankacılık faaliyetlerinden ibaret olduğu, örgüt talimatıyla hareket etmediği, hakkındaki ceza yargılamasında bahse konu Banka'ya talimatla para yatırmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği ve üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, İdare Mahkemesince bilirkişi raporunun dikkate alınmamasının hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğu, sendika üyeliğinin yasal bir faaliyet olduğu ve bu nedenle dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilemeyeceği, İdare Mahkemesince yeterli araştırma yapılmadan, doğrudan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca yapılan tespitlerin hükme esas alındığı, Ceza Mahkemesince hakkında verilen beraat kararının dikkate alınmamasının masumiyet karinesini ihlal ettiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçukluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği, anılan kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Yukarıda anılan Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporlarının ve sanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Bank Asya’da ilk hesap açılış tarihinin 2005 yılı olduğu, bu tarihten sonra bankada çok sayıda bankacılık işlemlerinin olduğu, 08/09/2014 tarihinde katılım hesabı açtığı ve hesabına değişik tarihlerde para yatırdığı anlaşılmış ise de, Dairemizce 01/01/2012 tarihinden itibaren sanığın bankada bulunan hesap hareketlerinin temin edilerek aldırılan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, 2014 yılı öncesinde de, 03/01/2012 ve 25/01/2013 tarihlerinde sanığın benzer şekilde açtığı katılım hesaplarının ve para yatırma işlemlerinin bulunduğunun, yine ayrıca hesabında Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra 01/03/2016 tarihine kadar para bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca TMSF tarafından BankAsya’nın yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle genel müdürün görevden alınmasına karar verilmesinden sonra FETÖ/PDY firarisi ...’ün bu bankaya 1 TL'de olsa para yatırılması yönündeki açıklaması sonrasında Bank Asya'ya ilişkin örgütsel tavrın zirveye ulaştığı 04.02.2015-05.02.2015 tarihlerinde ve sonrasında sanığın herhangi bir işleminin bulunmadığı, öte yandan sanığın hesabını bankanın TMSF'ye devrinden hemen sonra değil yukarıda belirtildiği üzere 01/03/2016 tarihinde kapattığı, sanığın savunmasında bu bankada parasını araba almak için biriktirdiği şeklindeki savunmasını doğrular şekilde 03/12/2014 tarihinde hesabından 'araç bedeli ödenen' açıklaması ile 44.700,00 TL para çıkışı olduğunun görüldüğü gibi dosya içerisinde sanığın araç satım ve alımına ilişkin belgelerin yer aldığı, mevcut deliller itibariyle sanığın, Bank Asya’daki para yatırma ve çekme işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, Bank Asya'da işlem yaptığı tarihte örgütün Bank Asya talimatından haberdar olduğunun şüphede kaldığı, dolaysıyla sanığın örgüte yardım kastıyla Bank Asya'da işlem yaptığı sonucuna ulaşılamadığı..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının rutin bankacılık işlemleri kapsamında Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.