1. Hukuk Dairesi 2016/8600 E. , 2019/2567 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılm…
**1. Hukuk Dairesi 2016/8600 E. , 2019/2567 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, okuma yazma bilmediğini, alzheimer hastası olduğunu, dava dışı oğlu ...’un bu durumdan yararlanarak bir belgeye imza atması hususunda kendisini ikna ettiğini, altına imza attığı belgenin niteliğini bilebilecek durumda olmamasına rağmen satış yetkisinin de bulunduğu ... 10. Noterliğinin 03.03.2010 tarih ve 4411 yevmiye sayılı vekaletnameyi imzaladığını, kandırılarak elde edilen vekaletname ile çekişme konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 17.12.2013 tarihinde davalı ...’ya, ondan da diğer davalı ...’e 11.02.2015 tarihinde satış suretiyle temlik edildiğini, yapılan devrin bilgisi ve onayı dışında olduğunu, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdir tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., taşınmazı bedeli karşılığında edindiğini davalı ..., bedeli karşılığında taşınmazı iktisap ettiğini, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’nin maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazını dilediği bedelle dilediği kişiye satma ve satış bedellerini alma yetkilerini de içeren 03.03.2010 tarihli vekâletname ile dava dışı oğlu ...’u vekil tayin ettiği, vekil ...’un 17.12.2013 tarihinde 68.000,00-TL bedelle davalı ...’ya, davalı ...’nın da 11.02.2015 tarihinde 85.750,00-TL bedelle diğer davalı ...’e çekişme konusu taşınmazı temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Medeni Kanunun “ fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir “ biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç ( yükümlülük ) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış. 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek “ ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. “ hükmünü getirmiştir.