Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/503 E. , 2024/3683 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/503 Karar No : 2024/3683 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : Davacı tarafından, 22/03/2008 tarihinde Van ilinde Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylarda kurşun isabet etmesi sonucu gözünü kaybettiğinden bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 40.000,0
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/503 E. , 2024/3683 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/503 Karar No : 2024/3683 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : Davacı tarafından, 22/03/2008 tarihinde Van ilinde Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylarda kurşun isabet etmesi sonucu gözünü kaybettiğinden bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 40.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrasında 189.055,60 TL), 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 15/03/2017 tarih ve E:2015/129, K:2017/1493 sayılı bozma kararına uyularak davanın kabulü yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısım yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, nispi karar harcının davacıya tamamlattırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, maddi tazminatın anılan Kanun sınırlarında hesaplanması, manevi tazminata ise anılan Kanun uyarınca hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca, karşılıklı temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın, hükmedilen tazminat tutarının miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmına ilişkin faiz başlangıç tarihinin ve nispi karar harcının davacıya tamamlatılmasına ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Davalı İdarenin Temyize Konu Kararla Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Ayrıca, anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir. Dosyadaki belgeler ile davalı idarenin temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın davacının tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. B) Davacının, Temyize Konu Kararla Hükmedilen Maddi Tazminatın Miktar Artırım Dilekçesi ile Artırılan Kısmına Miktar Artırımı Tarihinden İtibaren Yasal Faiz İşletilmesine İlişkin Kısmına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvurunun yapıldığı 10/03/2009 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "Kabul edilen toplam 199.055,60 TL tazminatın 50.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 10/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 149.055,60-TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden (18/05/2021) itibaren hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine," şeklindeki kısmının, "Kabul edilen toplam 199.055,60 TL tazminatın, davalı idareye başvuru tarihinden (10/03/2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. C) Davacının, Temyize Konu Kararın Bakiye Nispi Karar Harcının Davacıya Tamamlattırılmasına İlişkin Kısmına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu kararın davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacıya tamamlattırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 13.597,49 TL nispi karar harcından dava açılırken peşin yatırılan 3.220,50 TL'nin mahsubu sonucunda kalan 10.376,99 TL'nin davacı tarafından Van İdare ve Vergi Mahkemeleri veznesine yatırılmaması durumunda davacıdan tahsili için işbu karar kesinleştikten sonra ilgili tahsil dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, toplam 13.597,49 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 13.597,49 TL nispi harçtan dava açılışında peşin olarak alınan 3.220,50 TL'nin mahsubu ile kalan 10.376,99 TL nispi harcın davalı idareden tahsil edilmesine, 3.220,50 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davacının yasal faizin başlangıç tarihine ve nispi karar harcına ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE, 3. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.