10. Hukuk Dairesi 2024/3118 E. , 2024/5833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/412 E., 2023/2387 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/355 E., 2018/267 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itibari hizmet süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına kar
**10. Hukuk Dairesi 2024/3118 E. , 2024/5833 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/412 E., 2023/2387 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/355 E., 2018/267 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itibari hizmet süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı işveren şirkete ait kutu imalatı ve ambalaj fabrikasında geçen ve bildirilen 12.09.1994 - 30.09.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarına 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesini istemiştir. II. CEVAP ... Başkanlığı vekili, aleyhe hususları kabul etmeyerek, davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket vekili; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, esas yönünden de müvekkiline ait işyerinin itibari hizmet süresi uygulanacak işyerlerinden olmadığı gibi gerek yasal mevzuatın, gerekse emsal yargı kararlarının itibari hizmet süresi yönünden ön gördüğü şartların oluşmadığını, davacının talebinin kabul edilmesinin hukuken ve yasal mevzuat gereği mümkün olmadığını, davacının ... Fabrikasında çalıştığı 01.01.1998 - 09.09.2005 döneminde odasının tamamen üretimin dışında ayrı bir yerde bulunduğunu, ... Fabrikasında çalıştığı 10.03.2005'den itibaren tamamen üretimden duvarlar ile ayrılmış bir odada çalıştığını, odasında müstakil havalandırma sisteminin bulunduğunu, davacının çalıştığı alanların matbaa bölümünün aynı çatı altında ve aynı çalışma alanında gibi değerlendirilemeyeceğini, Kanun'un aradığı ilk koşulun gerçekleşmediğini, davacının yaptığı iş nedeni ile zararlı etkenden etkilendiğini ispat etmesi gerektiğini, işyerinde insan sağlığına zararlı hiçbir fiili durum ve maddenin mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2018 tarihli ve 2016/355 Esas 2018/267 Karar sayılı kararıyla; "...toplanan delillere, taraf tanık anlatımlarına, yapılan keşife, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı işyerinde sigortalı olarak İş Kanunu'na tabi olarak çalıştığı, işyerinde basım ve gazetecilik adına herhangi bir faaliyette bulunulmadığı, muhtelif alimünyum torba plastik ambalaj üzerlerine baskı işlemi yapıldığı, davacının talep ettiği itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için 506 sayılı Kanun'un Ek-5/II inci maddesindeki koşulların birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, 1 inci koşul olan basım ve gazetecilik işyerinde çalışma koşulunun Yargıtay uygulamalarına göre basım işinin matbaa işyerinde mevkute çıkarmaya yönelik olduğu, 2 nci koşulun aynı maddenin 2 nci alt bendinin a-f işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmesinin olduğu, davacının yaptığı işin ise gazetecilik olmadığı, muhtelif alimünyum torba plastik ambalaj üzerine baskı işlemi yapılan üretimde yönetici niteliğinde olduğu, mustakil odasının olduğu, üretim denetleme aşamasında bilirkişi raporuna göre üretimden etkilenip solunum ve cilt yolu ile vücuda geçen gaz ve diğer zehirli maddelerle çalışıldığı, ofisinde tabi ışığın hiç olmadığı, ancak ikinci koşulun bulunmasına rağmen ilk koşul olan basım ve gazetecilik işyerinin olmadığı, davacının çalıştığı işyerinin basım işyeri özelliğinin bulunmadığı, itibari hizmet süresinin yararlanamayacağı ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarih, 2018/2733 Esas, 2020/673 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2016/355 Esas 2018/267 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının davalı işyerinde gerçekleşen çalışmaları yönünden 506 sayılı Kanun'un Ek:5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin ve buna göre, davacının 12.09.1994-30.09.2008 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirilen 5059 prim ödeme gün sayısına ilişkin olarak (çalışılan gün sayısı X 0,25 formülü ile belirlenen) 1265 itibari hizmet günü sayısının sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...Mahkemece, davacının üretim mühendisi, üretim şefi ve üretim müdürü olduğu dönemler ayrıştırılmadan soyut bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalı olup öncelikle, davalı işverenden davacıya ait şahsi dosyası celp edilerek, hangi tarihlerde üretim mühendisi, şefi ve müdürü olduğu dönemlerin belirlenerek, davalı işveren ile arasında aynı konuda dava bulunmayan bordro tanıkları belirlenerek, işyerinde itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda bildirimi yapılan sigortalılar bulunup bulunmadığı araştırılarak, varlığı halinde, çalışma ortamı yönünden beyanlarına başvurulması gereği üzerinde durularak, davalı işyerinin hangi bölümlerden oluştuğu ve davacınında üretim mühendisi, şef ve müdür olduğu gözetildiğinde, davacının hangi bölümde çalıştığı, hangi aralıklarla üretim bölümünde bulunduğu, üretim bölümünde olmadığı zaman nerede bulunduğu ayrı bir odası olup olmadığı, hangi tarihten itibaren ayrı bir odasının olduğu, odasının üretim bölümünde olup olmadığı veya üretim bölümüne açılıp açılmadığı, odanın kimyasallara maruz kalıp kalmadığı, ayrı bir havandırması olup olmadığı, bölümler arası geçişi sağlayan kapıların konum ve büyüklükleri çalışma esnasında anılan kapıların kapalı olup olmadığı ve kapatılmış ise hangi tarihten itibaren kapatıldığı belirlenerek, işyerinin kapsamı, çalışma düzeni ve koşulları ile yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirip gerektirmediği, gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeniyle, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin, insan sağlığı için tehlike sınırı gözetilerek, yargısal denetime elverir biçimde ortaya konulan rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne davacının davalı işyerinde gerçekleşen çalışmaları yönünden 506 sayılı Kanun'un Ek:5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin ve buna göre, davacının 12.09.1994-28.02.2007 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirilen 4487 prim ödeme gün sayısına ilişkin olarak (çalışılan gün sayısı X 0,25 formülü ile belirlenen) 1122 itibari hizmet günü sayısının sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesi, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.