1. Hukuk Dairesi 2012/4434 E. , 2012/8211 K. "" MAHKEMESİ : KARASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi,ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olu…
**1. Hukuk Dairesi 2012/4434 E. , 2012/8211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi,ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 183 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan H.C.adına kayıtlı olduğu, davacı ve davalı dışında bir çok mirasçının bulunduğu, davalının uzun yıllardır tek başına taşınmazı kullandığı, davacının miras payına karşılık taşınmazda kullandığı yer bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, murise ait taşınmazı tek başına kullanan davalının taşınmazdaki payını kullanmasına mani olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamı ile, dava konusu taşınmazı uzun süredir davalının kullanımına davacı ve diğer mirasçıların ses çıkarmadıkları, bu süre içerisinde davalıya bir ihtar veya uyarı yapmadıkları görülmektedir. Öyle ise, taraflar arasında Borçlar Yasasının 299. maddesi hükmü uyarınca ariyet sözleşmesinin yapıldığının kabulü gerekir. Süresiz olan bu kullanıma ses çıkartılmamış olması sebebiyle aynı yasanın 304. maddesi hükmü uyarınca dava açılmakla ariyete son verildiği düşünülmelidir. O halde, dava tarihinden önceki dönem için davalının fuzuli şagil sayılamayacağı gözetilerek ecrimisil isteği bakımından davanın reddedilmiş olması bu nedenle ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Davacının elatmanın önlenmesi isteği bakımından temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.