6. Hukuk Dairesi 2023/1196 E. , 2024/4142 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/60 E., 2022/2114 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/334 E., 2019/193 K. Davacı vekili; davalı yüklenici ile Tekirdağ 1. Noterliğinin 23.11.2011 tarih ve 9445 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yüklenicinin edimini gereği gibi ifa etme…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1196 E. , 2024/4142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/60 E., 2022/2114 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/334 E., 2019/193 K. Davacı vekili; davalı yüklenici ile Tekirdağ 1. Noterliğinin 23.11.2011 tarih ve 9445 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yüklenicinin edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle taşınmazlardaki eksiklikleri delil tespiti ile tespit ettirdiklerini, bu eksiklikler sebebiyle davalı ile aralarındaki uyuşmazlıkların çözümü için 01.12.2015 tarihli Sulh ve İbra Protokolü imzalandıklarını, davalının protokol gereği ödemekle yükümlü olduğu eksik ifadan ve taşınmazların geç teslimi nedeniyle kira isteminden kaynaklanan tazminatın davalı yüklenicinin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığına ödemesi gereken altyapı hizmet bedelinin ve diğer harcamalara katılım bedelinin, davacı tarafından Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/480 Esas sayılı dava dosyasında hükmedilen velaket ücretinin ve delil tespitine ilişkin yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davalının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında bağımsız bölümleri davacıya teslim ederek, ödemeler de yapıldığını, davacının taşınmazların geç teslimi nedeniyle kira isteminden kaynaklanan tazminata ilişkin talebinin protokole aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde belediyenin altyapı hizmetlerinin tamamlanmadığını, davacının Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığına ödemesi gereken altyapı hizmet bedelini ve diğer harcamalara katılım bedelini ödemeden önce taraflarına bilgi vermediğini, Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/480 Esas sayılı dava dosyasında hükmedilen velaket ücretinin ise protokol kapsamının dışında olduğunu, vekalet ücretinin vekile ait olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında akdedilen Tekirdağ 1. Noterliği'nin 23.11.2011 tarih ve 9445 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için taraflarca 01.12.2015 tarihli Sulh ve İbra Protokolü imzalandığı, protokol hükümleri çerçevesinde davalının taraflar arasındaki sözleşme gereği resmi veya özel kurumlar ile üçüncü kişilere karşı doğacak borçlardan sorumlu olacağı, protokol öncesi tarafların birbirlerine karşı açtıkları davalar nedeniyle doğmuş ve doğacak vekalet ücretlerinden dolayı birbirlerini ibra ettikleri, bundan dolayı alacak talebinde bulunmayacakları, davaya konu ve davacıya isabet eden taşınmazların anahtar teslim ve yapı kullanma izni ile taraflar arasındaki sözleşmeye uygun teslim edildiği, protokolün imza tarihinden itibaren 1 yıl süre ile inşaattan kaynaklanan her türlü aksaklıkların bildirilmesi halinde davalı yüklenicinin bedelsiz olarak eksiklikleri gidereceği hususlarında tarafların anlaştıkları gerekçesiyle davacının geç teslim nedeniyle kira alacağını, taşınmazlardaki eksiklik bedellerini talep edemeyeceği, ancak davalının Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/480 Esas sayılı dava dosyasından hükmedilen vekalet ücretini talebe hakkı olmadığı halde takibe koyup tahsil ettiğinden, davacının bunun iadesini isteme hakkı olacağı, yine davacının Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığına altyapı katılım bedeli olarak yaptığı ödemeyi de davalıdan talebe hakkı olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığına yaptığı 18.048,71 TL'nin 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davacının Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11716 takip sayılı dosyasında yaptığı 46.593,38 TL'nin 14.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2022 tarihli, 2020/60 Esas, 2022/2114 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına; taraflar arasında düzenlenen 01.12.2015 tarihli sulh ve ibra protokolü ile sözleşmeden kaynaklanan borç ilişkisinin tasfiye edildiği, protokol ile taraflar 6 adet dubleks dairenin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini kabul ettiklerinden ve Protokol'ün 9. maddesi kapsamında 1 yıllık süre içerisinde eksik ve ayıp bildirimi yapılmayıp, bu tarihten daha sonra 16.03.2018 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti yapıldığı anlaşıldığından, davacı tarafın eksik, ayıp ve gecikmeden kaynaklı kira tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, yine davacı tarafça davalıya ait yapı hizmetleri sebebiyle Belediyeye yapılan 18.848,71 TL ödemeden davalının sorumlu olduğu ve bu alacağın sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde tahsiline karar verilmesinin de yerinde olduğu, ancak protokol gereğince davacı tarafça tüm davalardan feragat edilmesi gerekirken Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/480 Esas sayılı davadan feragat edilmediği ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşmesi nedeniyle davanın reddi kapsamında karşı tarafa ödenen vekalet ücreti ve masraflarının davalıdan istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Tekirdağ Belediyesine ödemiş olduğu 18.848,71 TL'nin 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının eksik iş bedeli, rayiç kira bedeli talebi ve vekalet ücret alacağa yönelik açmış olduğu davaların reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2022 tarihli, 2020/60 Esas, 2022/2114 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava, taraflar arasında akdedilen Tekirdağ 1. Noterliğinin 23/11/2011 tarih ve 9445 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle sözleşme ve bu sözleşmeden kaynaklı edimlere ilişkin 01/12/2015 tarihli Sulh ve İbra Protokolüne ilişkin olarak davalı yüklenicinin akdedilen inşaat sözleşmesine konu edimlerinin eksik ifasından kaynaklı tazminat, protokol gereği teslimi gereken taşınmazların geç teslimi nedeniyle kira isteminden kaynaklanan tazminat, davalı tarafça ikmali gereken katılım bedeline ilişkin ödemenin tahsili, tahsilinden feragat edildiği halde Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/480 Esas sayılı dosyasında avukatlık ücretinin tahsili sebebiyle tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen Sulh ve İbra Protokolünün 5. maddesi gereğince tarafların o güne kadar açılan tüm davalardan feragat edecekleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere yapmış oldukları hiçbir masrafı talep etmeyecekleri hüküm altına almış olmasına rağmen vekalet ücretini tahsil etmesi doğru olmadığından davalı yüklenicinin protokole aykırı şekilde davacıdan tahsil ettiği vekalet ücretinin davacıya iadesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamıştır. Diğer yönden Protokol'ün 9. maddesinde protokolün imzalanmasından itibaren 1 yıl süre ile yüklenicinin inşaattan kaynaklanan tüm eksikliklerin kendisine bildirilmesi halinde 15 gün içinde giderileceği kararlaştırılmış olup bu beyan, bu süre içerisinde eksikliklerin bildirilmesi konusunda garanti taahhüdü oluşturmaktadır. Bu hüküm ayıplı ifa durumunda genel hükümlere göre başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken iş; belediyeye ödenen bedelle birlikte vekalet ücretine ilişkin talebin kabulüne karar vermek, ayıplı iş bedeline ilişkin olarak da protokolün düzenlendiği tarihten sonra doğup doğmadığı, gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek, miktar ve yerindelik denetimi de yapılmak suretiyle sonucuna göre karar vermek ve buna ilave olarak yine delil tespitine ilişkin giderlerin de yargılama giderleri içerisinde olacağı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden davacı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.