2. Hukuk Dairesi 2016/23512 E. , 2018/10071 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ile iştirak nafakasının miktarı ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden, davacı-davalı erkek tarafından ise ka…
**2. Hukuk Dairesi 2016/23512 E. , 2018/10071 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ile iştirak nafakasının miktarı ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden, davacı-davalı erkek tarafından ise katılma yoluyla; kusur belirlemesi ve çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle tarafların ortak çocukları 27.06.2000 doğumlu ...'ın inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile boşanmaya karar verilmiş ise de, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle yanılgılı kusur belirlemesi sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkek kadına nazaran daha ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davalı-davacı kadın yararına TMK 174/1-2 madde koşulları oluşmuştur. O halde davalı-davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına takdir edilen tedbir nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.09.2018(Çrş.)