11. Hukuk Dairesi 2008/12561 E. , 2010/7376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2006/435-2008/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı Uğur Karaağaç ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulu
**11. Hukuk Dairesi 2008/12561 E. , 2010/7376 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2006/435-2008/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı Uğur Karaağaç ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışından satın almış olduğu plakalar halindeki cam yükünün Ukrayna' nın Kertch Limanından, Dil İskelesi' ne taşınması için davalıyla 01.03.2004 tarihli taşıma sözleşmesi akdettiğini, taşıma sonunda ambar kapakları açıldığında yükün büyük kısmında hasar tespit edildiğini, Gebze Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespit raporunda müvekkilinin kırık olan camlardan kaynaklanan zararı 46.620 USD olarak belirlenmiş ise de, bunun yanında yüklerin kargo planına aykırı olarak eksik yüklenmesinden dolayı yükleme limanında bir takım masraflar yapılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (50.000.000.000) TL' nin 17.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddia edilen hasarın taşıma sırasında oluştuğu kabul edilirse, bunun yetersiz sabitleme ve bağlamadan kaynaklandığı, davacı kiracı ile davalı müvekkili arasında kararlaştırılan şartlara göre bağlama, emniyete alma ve istifin kiracı olan davacıya ait olduğunu, gemi kaptanının bu çerçeve içerisinde üzerine düşen mükellefiyetleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili taşıyanın taşınacak yük miktarı konusunda herhangi bir mükellefiyet altına girmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dosyada bulunan 09.05.2004 tarihli yükleme sertifikasına göre cam sandıkların gemiye sadece takoz kullanılmak suretiyle sabitlenerek yüklendiği, yükün sabitlenmesi için uygulanması gereken bastırma/bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam hasarının oluştuğu, taraflar arasındaki navlun sözleşmesine göre bağlama/emniyete alma/istif malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın nezaret yükümlülüğünün geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne dahil bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde geminin alabileceği kadar kasalı cam yükünün taşınacağının kararlaştırılması karşısında taşıyanın belirli sayıda yük taşıma hususunda borç altına girmediğinin anlaşılmasına,kasaların boyutu hakkında bir veri bulunmaması sebebiyle kaptan tarafından verilen kargo planında sayı belirtilmesinin de sonuca etkili bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi, temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Dosya içeriğinde yer alan navlun sözleşmesi örneğinde bağlama/emniyete alma/istif malzemesi kiracıya(davacıya) ait olduğu görülmektedir.Bunun anlamı gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alınması işlemlerinin davacı tarafından yerine getirileceğidir.FIOS klozu olarak adlandırılan bu klozun esasen taşıyanın faaliyet alanında kalan yükleme,istif işlemlerinin yükle ilgililerince yerine getirilmesidir.09.04.2004 tarihli yükleme sertifikasına göre,cam sandıkların gemiye sadece takoz kullanılmak suretiyle sabitlenerek yüklendiği,yükün sabitlenmesi için uygulanması gereken bastırma/bağlanma işleminin yapılmadığı,yolculuk sırasında karşılaşılan 5-7 bofor şiddetindeki fırtına nedeniyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucu cam hasarının oluştuğu anlaşılmaktadır. TTK.nun 1061 nci maddesi uyarınca deniz taşımalarında taşıyan yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirleri almak zorundadır. TTK. nun 975/1 nci maddesi hükmüne göre de kaptan, yükleme ve boşaltma aletlerinin maksada elverişli bir halde bulunmasına ve istif işleri hususi istifçiler tarafından görülse bile, istifin denizcilikte cari olan usul ve örflere uygun bir tarzda yapılmasına dikkate etmeye mecburdur. Taşıyan yükleme ile ilgili yasadan doğan sorumluluklarını sözleşmeye konacak hükümlerle yükle ilgili kişilere bırakabilir. Ancak, böyle bir kayıt, kaptanın nezaret görevinin, yükleme ve boşaltma teçhizatının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu durum karşısında, yukarıda açıklamalar da dikkate alınıp, taşınan emtiada meydana gelen hasarın bastırma/bağlama/ istif hatasından kaynaklandığı, meydana gelen zarar nedeniyle davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal ettiği, müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.