11. Hukuk Dairesi 2011/4881 E. , 2012/10835 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2010 tarih ve 2009/120-2010/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm…
**11. Hukuk Dairesi 2011/4881 E. , 2012/10835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2010 tarih ve 2009/120-2010/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24.11.2008 tarihli franchise sözleşmesi tanzim edildiğini, ancak davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak iş yerini 3 günden fazla kapalı tuttuğunu, aynı işletmede bir başka çiğ köfte firması ile çalışmaya başladığını, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, sözleşmenin 06.03.2009 tarihinde feshedildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, davacının 150-200 metre yakınlarına başka bir bayi açtığını, siparişlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin 06.03.2009 tarihinde feshedildiğini, dükkana masraf yaptığını, elde etmeyi düşündüğü menfaatlerin boşa çıktığını, sözleşme tanzimi sonrası 15.000 TL ürün karşılığı ödeme yaptığını, manevi üzüntüye kapıldığını ileri sürerek, asıl davanın reddini, karşı dava talebi olarak ise şimdilik 11.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 12,5 kg çiğ köfte alımı yaptığı halde 100 kg siparişte bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, davalının iş yerini 3 günden fazla kapalı tutup akabinde başka bir firmaya ait köfte satışı yapmasının davacı için haklı neden oluşturduğu, davacının sözleşmenin feshi sonrası başka bir kişiyle sözleşme imzaladığı, maddi zararının oluşmadığı, ancak davacının tabelası ile faaliyette bulunulup sonradan bunun indirilmesinin marka itibarını zedelediği, başka markaya ait ürün satmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davacının manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 3.000 TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, diğer istemlerin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl dava sözleşme hükümlerinin ihlali ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. TTK’nun 58/e maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar görenin Borçlar Kanunu 49. maddesinde gösterilen şartların mevcudiyeti halinde manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak iş yerini 3 günden fazla kapalı tuttuğu, sonradan başka firmaya ait çiğ köfteleri sattığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği belirlenmiş olup, sırf sözleşme hükmünün ihlali tek başına manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir. Ayrıca, yukarıda anılan TTK’nun 58/e maddesi delaletiyle BK’nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının da olayda gerçekleşmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece manevi tazminat şartları oluşmadığı halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.