11. Hukuk Dairesi 2010/7405 E. , 2011/17402 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2006/297 - 2009/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2010/7405 E. , 2011/17402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2006/297 - 2009/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından Ticari Akaryakıt B Sigortası Poliçesi ile sigortalanan müvekkiline ait benzin istasyonunun kanopisinin 29 Nisan 2004 tarihinde fırtına nedeniyle hasarlandığını, davalının gerekli incelemeleri yaptığını ancak hasar bedelinin ödemediğini, 2005 yılında çıkan fırtınada kanopinin yeniden hasarlandığını, bu kere davalının 2004 tarihli hasar için 650 TL hasar bedeli ödemek istediğini, 03.09.2005 tarihli hasarın için ise, ikinci hasarın önceki hasarın gereğince giderilmemesinden kaynaklandığından bahisle sorumluğu kabul etmediğini, davalının sorumluluktan kaçmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkilince 8.143 TL harcanarak hasarın giderildiğini ileri sürerek, 8.143 TL 'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 2004 yılında meydana gelen hasarla ilgili taleplerin zamanaşımına uğradığını, 2005 yılında meydana gelen hasarın ise ani bir fırtına sonucu değil, önceki hasarın giderilmemesi ve zamanla yaşanan fırtına ve rüzgar sebebiyle daha önceki hasarın artması şeklinde oluştuğunu, ikinci hasarın davacının kusurundan kaynaklandığını, nitekim davacının müvekkili şirkete yazdığı yazıda tavanda müteaddit zamanlarda kopmalar meydana geldiğini, ilk önce bunu önemsemediklerini, fakat daha sonra bu kopmaların çoğalarak hasarın büyüdüğünü ikrar ettiğini, öte yandan istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, hasar miktarı yönünden benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iş yerinde 2004 ve 2005 yıllarında meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu, 2004 yılında meydana gelen hasar için bilirkişiler tarafından bildirilen 768 TL hasar bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, ancak bu dönem hasar miktarı için 2 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihinden önce dolduğu, bununla birlikte davalının 650 TL ödeme yapmayı kabul etmesi nedeni ile bu miktar yönünden zamanaşımının kesildiği, fazla kısmının ise zamanaşımına uğradığı, 2005 yılında meydana gelen hasarın bilirkişilerce 2.940 TL olarak tespit olunduğu, hasarın oluşmasında önceki tarihli hasarın giderilmememiş olmasının ve sonraki fırtınanın ayrı ayrı etkisinin bulunduğu, ancak her iki etkenin hasara hangi oranda katkısı olduğunun bilirkişilerce saptanamadığı, bu durumda BK'nun 42. maddesi uyarınca halin mutat cereyanına göre sırf fırtınaya dayalı olarak oluşan zarar miktarının tayini gerektiği, yine BK'nun 44. maddesi uyarınca da zarardan indirime gidilmesi gerektiği gözetilerek davalının ikinci hasar nedeniyle ödemesi gereken tazminatın bilirkişilerin belirlediği 2.490,00 TL hasar bedelinin %50 si olan 1.245 TL olarak takdir olunduğu gerekçesi, ile davanın kısmen kabulüne, 2004 tarihli hasar için 650 TL, 2005 tarihli hasar için 1.245 TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 86,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.