9. Hukuk Dairesi 2010/5421 E. , 2010/5958 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, tatil Ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R…
**9. Hukuk Dairesi 2010/5421 E. , 2010/5958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, tatil Ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı Davalı işyerinde çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, davacının ibraname verdiğini, isteklerin yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece, bozma öncesi kararda ibraname nedeni ile isteklerin reddine dair verilen kararın temyizi üzerine “Davacının talep ettiği alacaklar ile ibranamede belirtilen alacaklar karşılaştırılarak aynı olup olmadıkları tespit edilmeli; ibranamede yer almayan talepler hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmeli..İbranamede belirtilen alacakların ibranamedeki miktarı aşması durumunda istekle bağlılık kuralı göz önüne alınarak fark alacaklar hüküm altına alınması gerektiği “ için bozulmuştur. Bozma sonrası yargılama sonunda, hükme esas bilirkişi raporunda ibranamede belirtilen 6.446.000.000.TL. hesaplanan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatından mahsup edilmiş, mahkemece bu hesaplama şekline göre karar davacı tarafından temyiz edilmiştir istekler hüküm altına alınmıştır. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır. I. NORMATİF DAYANAK Uyuşmazlığın normatif dayanağı Borçlar Kanununun 84–86.maddeleridir. Borçlar Kanununun 84.maddesinde “Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir. Alacaklı alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya sair teminat almış ise borçlu kısmen icra eylediği tediyeyi temin edilen veya teminatı daha iyi olan kısma mahsup etmek hakkını haiz değildir” kuralına yer verilmiş; 85.maddesinde “birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir. Borçlu beyanatta bulunmadığı surette vukubulan tediye kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda irae ettiği borca mahsup edilmiş olur” hükmü öngörülmüş;