T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1947 - 2026/290 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1947 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2014/1137 E - 2023/406 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1947 - 2026/290 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1947 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2014/1137 E - 2023/406 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; taraflar arasında 16/12/2011 tarihinde Akaryakıt Alımına ait Mal Alım Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği teslim edilen kalorifer yakıtının incelenmesi sonucu 13/02/2014 tarih ve 08.01 sayılı Soruşturma Raporunun ... Genel Müdürlüğü'nün 28/02/2014 tarih ve 20123 sayılı onayı ile uygun bulunduğunu, alınan raporda davalının teslim ettiği fatura konusu yakıtların sözleşme ve şartnamede belirtilen fuel oil no.4 olmadığı, sözleşmeye aykırı fuell oil no.6-fuel oil no.3 olduğu, bu hususun davalının söz konusu yakıtları satın aldığı ana dağıtıcının sevk irsaliye ve teslimat makbuzu asıllarıyla tespit ve tevsik edildiği, ancak bu yakıtların kullanılmış olması sebebiyle değiştirilme imkanı bulunmadığını, ana dağıtıcı ... sevk irsaliyelerinin davalı tarafından tahrip ve tağyir edildiği başka analiz raporları eklenerek olayın gizlendiğini, 16/12/2011 tarihinde akdedilen Sözleşmenin 30.maddesinde şartnameye uygun olmadığının tespit edilmesi halinde malzemelerin fatura tutarının iki katı oranında ceza uygulanacağının kararlaştırıldığını, soruşturma raporunda; sözleşmeye aykırı mal tesliminden dolayı iki katı tutarının 410.057, 00TL sözleşme cezasının, sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilen fuel oil no.6 ve fuel oil no.3 yakıtın fiyat farkı hesabından gelen 8.286-TL, davalının fiyat farkı formülünde kaynaklı 6.250,98-TL'nin davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek 429.552,61TL'nin faizi ve faize uygulanacak KDV'si ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı kuruma belirtilen tarihlerde ve sözleşmeye uygun nitelikte kalorifer yakıtı (fuel oil No:4) sevk irsaliyesi ile kendi araçlarıyla mühürlü olarak götürüldüğünü, ... personeli nezaretinde mühürleri kontrol edilip analiz için her bir gözden ayrı ayrı örnek ve şahit numuneler alındığını ve ...'nin hazır olan Mal Kabul Komisyonu tarafından tutanak altına alınarak mal boşaltımı yapılması ile teslimatın tamamlandığını, Teslimi yapılan mallardan alınan numunelerin sözleşme şartlarına uygunluğunun analizi için ilgili müdürlükçe yapılan teftiş sonrasında ve çıkan teftiş raporu sonucuna istinaden yetkili Tübitak laboratuarına analiz için gönderildiğini ve ücreti taraflarınca yatırılarak dekontun bir nüshasının ilgili müdürlüğe gönderildiğini, gerek teftiş kurulunun yapmış olduğu gerekse Tübitak tarafından yapılan analizler sonucunda davaya konu edilen teslimatlara ilişkin hiçbir olumsuz rapor ya da şikayet bildirilmediği gibi sonuçların her zaman sözleşme standartlarına uygun çıktığını, Havalimanı Müdürlüğü'ne teslim edilen yakıtların Fuel Oil No.3 veya No.6 değil, sözleşmeye uygun Fuel-oil:4 olduğunu, bu durumun ana dağıtıcı şirkete ait sevk irsaliyesi ve teslimat makbuzlarıyla sabit olduğunu, davacı yanın davaya konu tüm yakıtların kullanılmış olduğunu, bu hususta resmi bir şikayet veyahut olumsuz bir analiz raporu gönderilmediğini, ayıp bildirilmediğini, TTK m.23/c ve TBK m.223 gereği ayıp ihbarı yapılmadığını, yakıtların teslimi ile teftiş kurulunun düzenlediği 13.02.2014 tarihli rapor arasında yaklaşık 3 yıl geçmiş olması, bu zaman zarfında ayıplı olduğu iddia edilen tüm yakıtın tamamının tüketilmesi, ilk teslimatın 2011 yılında yapılmış olması ve devamında yakıt alımına 2012 ve 2013 yıllarında da devam etmeleri farklı zamanlarda almış oldukları yakıtların 2011 yılından 2013 yılına kadar tüketip şimdi ayıplı olduğunu iddia etmeleri ve herhangi bir şikayette bulunulmamasının olağan hayat akışına aykırı olduğunu, faturaya itiraz ya da ayıp ihbarı yapılmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında 16/12/2011 tarihli "Akaryakıt Alımına ait Mal Alım Sözleşmesi" imzalandığı, söz konusu sözleşme uyarınca davalının davalıya Fuel Oil No:4 kalorifer yakıtı teslim etmesi gerektiği, davalı tarafından söz konusu sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar ile davalının söz konusu ürünü aldığı ...'nin düzenlemiş olduğu fatura içeriklerinin birbirini tutmadığı, davalının düzenlemiş olduğu faturalarda sözleşmeye uygun olarak "Fuel Oil No:4" yazmasına rağmen ...'nin düzenlemiş olduğu faturalarda "Fuel Oil No:6" yazdığı, yine Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/59 Esas, 2021/354 Karar sayılı kararının gerekçesinde davalının, davacı ile arasındaki sözleşmeye aykırı yakıt teslim edildiği yönünde tespitin yapıldığı, davalının, davacı ile aralarında bulunan 16/12/2011 tarihli sözleşmeye aykırı bir şekilde ürün teslim ettiği yönünde kanaat oluştuğu, bilirkişi kurulu tarafından 03/04/2023 tarihli raporda, fiyat farkı bedeli olarak 8.868,49-TL, fazla yapılan ödeme olarak 6.256,98-TL., cezai şart olarak 339.928,27-TL olmak üzere toplam 355.053,74-TL davacı alacağının hesaplandığı, söz konusu hesaplamaya davacı tarafından özellikle cezai şartın fiyat farkı düşülmeden hesaplama yapılması gerektiği yönünde itiraz edilmiş ise de, bu itirazlarının herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu rapordaki hesaplamanın usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı, denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ; 355.053,74-TL üzerinden dava tarihinden itibaren tarafların sıfatı gözönüne alındığında, avans faiz işletilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-)Davacı vekili; mahkemece temerrüt tarihi yerine dava tarihi üzerinden faiz ödemesi hüküm altına alınarak, KDV işletilmesi taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda fiyat farkı düşülerek hesaplama yapıldığı, mahkemece bu hususa ilişkin itirazları reddedildiğini, oysa hesaplama yapılırken faturalardaki fiyat farkının düşülmemesi gerektiğini, KDV Kanunu gereğince vade farkı fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat ve değerler üzerinden KDV hesaplanacağının belirlendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısım yönünden kaldırılarak, davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda depoya alınan yakıta daha sonra farklı türden yakıt karıştırılmış olabileceğinin açıkça belirlendiğini, bu durumun müvekkilinin sorumluluğunu açıkça ortadan kaldırdığını, bilirkişi kurulu raporunda bu hususu belirtmiş ise de mahkemenin takdirine bırakarak, dosya kapsamında bulunan fatura ve belgelere göre hesaplama yaptığını, müvekkili şirketin sorumlusu hakkında bu dosyadaki olay ile ilgili olarak edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, be nedenlerle müvekkilinin bu olayla ilgili olarak hiç bir sorumluluğu kalmadığını, teslim edilen malın herhangi bir kalitesiz olma durumu söz konusu olmadığını, davacı kurumun hiç bir zararının bulunmadığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; sözleşme ile kararlaştırılan yakıt yerine fatura ve irsaliyelerde değişiklik yapılmak sureti ile uygun olmayan yakıt verilmesi ve bundan kaynaklı alacak ve cezai şart alacağının tayini konusunda toplandığı anlaşılmıştır. noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sözleşmeye aykırı mal teslimi nedeniyle cezai şart alacağı ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle kesinleşen Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/59 Esas, 2021/354 Karar sayılı kararı ile davalının, davacı ile arasındaki sözleşmeye aykırı yakıt teslim edildiği, taraflar arasında 16/12/2011 tarihli "Akaryakıt Alımına ait Mal Alım Sözleşmesi" imzalandığı, söz konusu sözleşme uyarınca davalının davalıya Fuel Oil No:4 kalorifer yakıtı teslim etmesi gerekirken, sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar ile davalının ürünü aldığı dava dışı dağıtıcının düzenlemiş olduğu fatura içeriklerinin birbirini tutmadığı, davalının düzenlemiş olduğu faturalarda sözleşmeye uygun olarak "Fuel Oil No:4" yazmasına rağmen ana dağıtıcının düzenlemiş olduğu faturalarda "Fuel Oil No:6" yazdığı sözleşmeye aykırı mal tesliminin sabit olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24.253,72TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.063,43TL harcın mahsubu ile bakiye 18.190,29TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."