10. Hukuk Dairesi 2013/4230 E. , 2013/24002 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/933-2012/1393 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kuru
**10. Hukuk Dairesi 2013/4230 E. , 2013/24002 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/933-2012/1393 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum; 14.06.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya bağlanan artışlarla birlikte gelir ve yapılan yardımların ilk davada hüküm altına alınan kısım dışında kalan bakiyesinin rücuan tahsili isteminde bulunmuş, Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, talep edilebilecek toplam Kurum zararının 13.978,74-TL olup, kesinleşen ilk davada bundan çok fazla miktarın hüküm altına alındığından davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve Esas: 2003/10, Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Eldeki davada; kurum tarafından, 11.04.2012 tarihli yazıyla 01.06.2008 onay tarihli ilk peşin sermaye değerli gelirin 69.362,28-TL ; 08.05.2012 tarihli yazıyla 28.08.2007 onay tarihli ilk peşin sermaye değerli gelirin 6.936,71-TL olarak bildirildiği, çelişkinin giderilmesinin istenilmesi üzerine, 24.08.2012 tarihli yazıyla 17.02.2007 tarihinde geçerli olan 28.08.2007 onay tarihli ilk peşin sermaye değerli gelirin 69.362,28-TL olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Mahkemece, kesinleşen ilk rücu davasında dosya arasında alınan peşin sermaye değerli gelir tablosunda 17.02.2007 gelire giriş tarihi itibariyle geçerli olan ilk peşin değerin 69.362,28-TL, sosyal yardım zammı tutarının ise 351,71-TL olduğu da değerlendirilip, çelişkinin giderildiği 24.08.2012 tarihli yazıyla bildirilen ilk peşin değere itibar edilip açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.